Untitled Document Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
 
 
 
 
 
kaynaklar
site haritası

 

 

Hz. Muhammed(s.a): "Çörekotu Hastalıklara Şifadır"

Untitled Document
yaklasansaat.com

 

 

 




Site İçi Arama
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
 

 

 

Kemoterapi İlaçlarından Daha Etkili

Çörek otu tohumları pek çok uygarlıkta 'kutsal' kabul edilmiş ve belki de bir baharatın görüp görebileceği en fazla saygıyı görmüş.

Peygambermizin bu konuda çok özel bir hadisi mevcut: "Çörek otuna kıymet verin, zira o ölüm dışında her derde şifadır." Bilimsel veriler bu hadisin gerçekliğini kanıtlıyor adeta çünkü yapılan yüzlerce hücre ve hayvan deneyi gösteriyor ki etki yelpazesi çok geniş bu tohumların.

Kilit nokta sağlıklı bağışıklık sistemi

Bugün artık biliyoruz ki normal koşullarda, sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahipsek, kanserden de korunmuş oluyoruz.
Çörekotu tohumlarının bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu  etkileri hakkında o kadar çok bilimsel çalışma var ki. Ayrıca birkaç kontrollü hayvan deneyinde, çörekotu tohum özütü verilen hayvanların çeşitli kanser yapıcı kimyasal maddelere karşı korunduğunu ortaya koydu. Çörekotundaki doymamış yağ asitlerinin kombinasyonu da mükemmel. Kan damarlarını oksitlenmeden korumak için çok şey var formülünde. Sağlıklı kan damarları ise sağlıklı kan akımı, o da sağlıklı bir beden anlamına gelir her zaman.

HÜCRELERİ ÖLÜME SÜRÜKLÜYOR

Çörekotunda bulunan timokinin, kanser hücrelerini programlanmış hücre ölümüne yani hücre intiharına sürükleyip kanser kitlesinin büyümesini yavaşlatıyor.

ANTİ TÜMÖR KARŞITI ETKİSİ VAR

Anticancer Research-Kanser Karşı Araştımalar adlı dergide ABD kaynaklı bir araştırmanın makalesi şu başlıkla sunuldu: "Çörek otu tohumlarının hem işlenmemiş formu hem de ayrıştırılmış aktif maddeleri deneysel olarak tümör karşıtı etki gösteriyor!"

Üç yolla kanserle savaşıyor

2010 yılında Nutrition and Cancer-Beslenme ve Kanser adlı bilimsel dergide çörek otu tohumlarının esas etken maddesi olan timokinonun hangi etki mekanizmaları ile kansere karşı savaştığını ortaya koyan bir review (bilimsel yayınların özeti) yayımlandı. Birçok çalışmanın özeti anlamını taşıyan bu çalışmada, çörek otunun üç temel mekanizmayla anti-tümör etki gösterdiği ortaya konuldu.

İLKİ ve en meşhuru, tümör hücrelerini 'apopitoza' yani 'hücre intiharına' zorlamasıydı. Patolojide buna 'programlanmış hücre ölümü' denir ve vücudun kansere karşı en önemli doğal savunma mekanizmasıdır.

İKİNCİSİ 'anjiogenez inhibisyonu' yani tümörün beslenmesini sağlayan yeni damarların oluşumunun engellenmesi. Tümör büyümek için beslenmek, kanlanmak zorundadır ve bunu kendine yeni damarlar oluşturarak yapar, işte çörek otundaki bazı aktif maddeler bu oluşumu engeller.

ÜÇÜNCÜSÜ ise 'hücre döngüsü arresti', yani 'hücre üremesinin durması'. Bunun da anlamı şu: tümör büyürken, her bir hücre, özel bir büyüme döngüsüne girer ve bir hücre olarak girdiği o döngüden iki hücre olarak çıkar, bu şekilde de tüm tümör kitlesi büyür. Çörek otundaki timokinon, bu döngüyü engelliyor ki bu birçok kemoterepi ajanının da etki mekanizması aynı zamanda.

Kemoterapi ilaçlarından daha etkili

Bu konuda yapılmış çok daha çarpıcı bir çalışma var ki bu çalışma sonuçlarına göre de; çörek otundaki timokinonun kemoterapi ilaçlarından bile daha etkili olduğu öne sürülüyor. Malezya Putra Üniversitesi'nde yürütülen bu hücre deneyi, insan rahim ağzı kanseri hücreleri üzerinde yapılmış.

Suudi Arabistan'da Riyad'da İnsan Kanserleri Genomik Araştırma Merkezi'nde yürütülen çalışmada timokinonun, özel bir lenf kanseri türü olan 'primer effüzyon lenfoması' isimli, akciğer zarında fazla miktarda sıvı birikimiyle seyreden bir lenfoma türünün üremesini baskıladığı sonucuna varılmış.

Timokinonun kanser hücrelerini intihara sürükleyip kanser kitlesinin büyümesini engellediği bir diğer insan kanseri türü ise 'multiple miyeloma' ismini verdiğimiz kemik iliği kanseri türü.

Singapur'da, Ulusal Singapur Üniversitesi, Yong Loon Lin Tıp Fakültesi'nde 2010 yılında yapılan bir araştırmanın varılan sonucu şuydu: "Kemoterapi ilaçlarındaki en kaygı verici durum, ilaçların seçiciliği olmaması nedeniyle normal hücrelere de verdikleri zararlara bağlı yan etkiler. Normal hücrelere minimum toksik etki gösterecek yeni bileşkelerin keşfine daha fazla önem verilmesi gerekiyor." Sözünü ettikleri bu yeni bileşik ise, çörek otu tohumlarındaki timokinon.

Kalın bağırsak kanserine de iyi geliyor

Beyrut Amerikan Üniversitesi biyoloji departmanında yapılıp 2005 yılında International journal of oncology' adlı yayında sunulan çalışmada çörek otu timokinonu'nun insan kalın bağırsak kanseri hücrelerinde kanserli hücre intiharının tetiğini çektiği ortaya konmuş. Yapılan çalışmalar istatiki olarak değerlendirildiğinde görülüyor ki; çörek otu, yan etki göstermeden kalın bağırsaktaki kanserleşme sürecini yavaşlatıyor hatta engelliyor.

Kemoterapi ilaçlarının bazıları kalpte olumsuz yan etkiler oluşturabiliyor. Yapılan bazı çalışmalarla, bu ilaçların kalbe toksik etkisine karşı çörek otu yağındaki timokinonun koruyucu olduğunu ortaya koymuştur.

Timokinonun, son birkaç yılın en korkulan kanser türlerinden olan pankreas kanserine karşı da etkili olduğuna dair bilimsel ipuçları var. ABD Wayne Eyalet Üniversitesi patoloji departmanında yürütülen bu çalışmada, timokinonun, pankreas kanseri hücrelerinin kemoterapi ilaçlarına hassasiyetini artırdığı gözlemlenmiş.

Biliyor muydunuz ?

Çörek otunda bulunan timokinonun kanser tedavisindeki etkisi  kanser tedavisinde en yaygın olarak kullanılan kemoterapi ilaçlarından biri ile eşdeğer çıkmış birçok çalışmada. Aynı etkiyi yeşil çayda bulunan bileşikler de göstermekte!

UZMAN DİYETİSYEN BANU TOPALAKÇI

bugün, 14/11/2012

Çörekotu Yağı: Dünya bu yağı konuşuyor!

Dünyanın çeşitli yerlerinde birçok hastalığın dermanı olarak bilinen çörek otunun binlerce yıllık faydaları günümüze de taşınmıştır.

Şimdi Tıp bilimi, Mısır'ın yukarı bölgelerinde yetişen gerçek "nigella sativa" cinsi çörekotu'ndan elde edilen yağı konuşuyor. Bu yağ, başta kanserolmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde önemli etkiye sahip.

Almanya'da tıp alanındaki çalışmalarıyla Almanya Kültür Bakanlığı tarafından "Başarılı Göçmenler" kategorisinde ödüle layık görülen Prof. Dr. İsmail Özkanlı, yukarı Mısır bölgesinde yetişen "Nigella Sativa" cinsi çörekotu yağının başta kanser ve tümör tedavisi olmak üzere birçok hastalıkta doğrudan tedavi amaçlı kullanıldığını açıkladı.

Özkanlı, Nigella Sativa cinsi Çörekotu yağının uzun süre alındığında vücudun bağışıklık sistemini normalleştirip, savunma gücünü arttırdığına dikkat çekti. Ayrıcada, saf çörekotu yağının tümör hücrelerine, alerjilere, bronşite, astıma, şeker hastalıklarına, yüksek tansiyona, bağırsak mantarlarına, mide ve bağırsak gazlarına, egzamalara, soğuk algınlıklarına, gribe, iktidarsızlığa, hafıza zayıflamalarına, mide ve bağırsak hastalıklarına, böbrek taşlarına, yorgunluğa, diş eti kanamalarına ve diş eti hastalıklarına(diş eti çekilmelerine) oldukça faydalı olduğunu, bunun dışında da vücutta besinleri enerjiye çevirerek, harika bir zayıflama unsuru olarak da etkili olduğunu ekledi.

Hızlı bir tedavi etkisi göstermesi için çörekotu yağının, yüzde yüz saf çörekotu tohumundan olması ve soğuk presten geçirilmesi gerekiyor. İçinde hiç bir kimyasal katkı maddesi ve bitkisel yağın olmaması gerekiyor.

Uzmanlara göre, çörekotu yağı neden hemen her derde deva 1959′dan beri, laboratuar ve üniversitelerde 200 den fazla çalışma yapılan çörekotu yağı Amerika'da Güney Carolina Hilton Head Island'da bulunan "Kanser Araştırma Laboratuarında, şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri, yüzde yüz doğal çörek otu yağının (Nigella Sativa) tümör tedavisinde, kemoterapide görülen negatif yan etkileri göstermeyip büyük başarılar sağladığını kanıtlamıştır.

Çalışmalarda Nigella Sativa'nın kemik iliği büyüme oranını yüzde 250 gibi bir rakama çıkardığı ve tümörün büyümesini yarı yarıya azalttığı tespit edilmiştir. Bu durum, bağışıklık sistemini uyararak hücreleri virüslerin yok edici özelliğinden koruyan interferon üretimini arttırmaktadır. Araştırmacılar, Nigella Sativa'nın anti bakteriyel ve anti mikotik etkilerini onaylamış ve diyabet tedavisinde esas olan şeker seviyesini düşürmekte de faydalı olduğunu tespit etmişlerdir. Son zamanlarda AIDS konusunda yapılan bağımsız çalışmalar, çörek otunun doğal katil hücre aktivitesini arttırırken aynı anda yardımcı ve bastırıcı t hücreleri arasındaki oranı da geliştirip savunma sistemi üzerinde meydana getirdiği şaşırtıcı etkilerini ortaya çıkarmıştır.

Araştırmalar modern tıp bilimi, yüzde yüz saf Mısır çörekotu yağı araştırmalarında çeşitli şaşırtıcı etkilere rastlamışlardır. İşte çeşitli araştırma sonuçları:

Amerika'nın South Carolina eyaletindeki Hilton Head Island Kanser araştırma Enstitüsü, Mısır'da üretilen çörekotu yağının kanser tedavisinde kullanılabileceğini belirtirken, yağın içerisinde çok güçlü bir direnç ayarlayıcısı olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca çörekotu yağının vücudun direnç sistemini (Immunsystem) tekrar normal haline getirdiğinin, tümör hücrelerini yok etmekte ve hücreleri zararlı viruslardan korumakta kulanılabileceğinin altı çiziliyor.

Amerika'da Arizona Universitesi'nde görevli Dr. Stanley Kopok'a göre ise; Tümör oluşmasını önlemede Çörekotu yağı çok etken bir rol oynuyor. Uzun süre kullanıldığında çörekotu vücudun Immunsistemini güçlendiriyor ve sağlıklı hücrelerin üremesini hızlandırıyor.
Münih Immunoloji Enstütüsü'nden, Dr. Peter Schleicher'de çörekotunun tedavi edici yönü konusunda iddialı; Çörekotu yağının allerjik hastalıkları iyileştirdiği ispat edilmiştir. Toz alerjisi, Pollenalleji, Ergenlik ve deri hastalıkları, Astım ve direnç gücü zayıflamış hastalarda kullanıldığının ilk dört haftasında, bu hastalıkların %80'ini iyileştirdiği görülmüştür."

Berlin Charite Hastahanesi'nden, Prof. Dr. Kiesewetter: Çörekotu yağı, infeksiyonlara neden olan alerjik hastalıklardan, Bronşitten, Astım'dan ve dermatolojik hastalıklardan korumaktadır." Şeklinde yorumda bulunuyor.

vatan, 21/04/2011 

Çörek Otu'nun Faydaları

Çörekotuile ilgili araştırmalar yapıldıkça önemli sonuçlar elde ediliyor. Küçük kara tohumlar sağlıklı hayatın kapılarını açıyor.

Maren Franz adlı bir Alman çörekotunun sağlığımız üzerindeki faydalarını araştırıp, bu konudaki yayınları 1990'lı yıllarda bir araya getiriyor.

Günümüzde özellikle ABD ve Avrupa'nın büyük ülkelerinde çörekotuna talep çok artmış, istekler karşılanamaz hâle gelmiştir. Almanya'da ise çöreotu tohumu ve yağı, saf veya hap şeklinde eczanelerde ve baharatçılarda yer almaya başlamıştır.

Sağlıklı bir yaşam için öncelikle bağışıklık sistemimizin güçlü olması gerekiyor. Vücudun direnci sağlam olunca kişi genelde iyi hissediyor ve nâdiren hastalanıyor, çünkü rahatsızlıklara karşı direnci fazla oluyor. Böyle olunca da vücud mikrop, virüs ve mantarlarla baş edebiliyor.

Bağışıklık sistemi zayıfladığında hastalıklar ortaya çıkmaya başlar

.Mikroplu hastalıklar, bilhassa sık sık grip olma ve mesane iltihabı.
.Deri, mukoza ve bağırsakta mantarların oluşması.
.İnatçı herpes (uçuk).
.Sindirim sistemi bozukluklarından meydana gelen ishâl ve zayıflama.
.Kaşıntılı deri hastalıkları.
.Kronik (müzmin) rahatsızlıklar.
.Kanda dolaşım bozukluğu, yüzde belirli solukluk.
.Kronik yorgunluk.
.Cinsî isteksizlik.
.Uyku bozuklukları

Bu hastalıklara yakalanmamak için bağışıklık (immun) sistemimizin kuvvetli olması gerekir. Çörekotu, vücudun bağışıklık dediğimiz, savunma sistemini dengelemekte ve mümkün olduğu kadar iyi çalışmasını sağlamaktadır.

Çörekotunun etken maddeleri

100 gr. çörekotu tohumunda; %38 karbonhidrat, %35 çeşitli yağlar,  %21 oranında da albumin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı bunlar arasındadır. Eterli yağlar olarak nigellon, alfa-pinen vb. mevcuttur. Çok az miktarda bazı vitaminler (B1, B2, B6, niacin), mineraller (demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selen) ve amino asitleri vardır.

Doymamış yağ asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi, gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır. Ayrıca vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur. Yine alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını engeller.

İşte doymamış yağ asitlerin faydaları

.Hormonların yapımına katkıda bulunduklarından, sağlıklı bir savunma-hormon ve sinir sisteminin oluşumunu sağlar.
.Savunma ablukasının kaldırılmasında yardımcı olur.
.Savunma hücrelerinin gereğinden fazla çalışmasını engeller.
.Hücrelerin dağılımı, yenilenmesi ve hücre duvarlarının sağlam olmasına katkıda bulunur.
.Kandaki kolesterolü normale döndürür.
.Kan damarlarının gerginleşmesini ve dolaşım hızını tanzim ederek tıkanmayı önler.
.Tansiyonu düşürüp damar sertleşmesi ve kalp enfarktüsü riskini azaltır.
.Yaraların çabuk iyileşmesine, derinin pürüzsüz olmasına yardım eder.

İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram saf çörekotu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Çörekotunun diğer tesirleri

.Çörek otundaki nigellon ve alfa-pinen gibi eterli yağlar, solunum borusunu genişletip kramp gidericidir. Ayrıca ifrazı geliştirip öksürüğü hafifletir. İltihap giderici, ağrı dindirici ve idrar söktürücüdür. Devamlı kullanımda kan şekerini düşürür.
.Çörek otundaki B1, B2 ve B6 vitaminleri, birçok enzimlerin üretiminde önem taşır. Zira bunlar, savunma ablukalarını yok eder ve boyun altı bezini; dolayısı ile savunma sistemini güçlendirir.
. Beta karotin, A, E ve C vitamini, selen gibi antioksitler vücudun savunma sistemini güçlendirir. Selen, vücudun zehirli maddeleri atmasında yardımcı olur.

Çörekotunun faydaları

.Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.
.İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.
.Kan şekerini düşürür.
.Damar hastalıklarını önler.
.Hazmı kolaylaştırır.
.Vücuttaki zehirleri süzerek atar.
.İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.
.Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.
.Alerjiyi önler.
.Savunma sistemini dengeler.
.Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.

Müzmin hastalıklara şifa

.Çörekotu, çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.
.Çörekotu ürünleri (yağ ve ezilmiş bal karışımlı) hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.
.Egzamalı deriye sık sık çörekotu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.

.Hazım zorluğu ve mide şişkinliklerinde rahatlatıcı etkiye sahiptir.
.Hemoroide iyi gelir, çünkü damarları güçlendirir ve kan dolaşımını hızlandırır.
.Romatizma, şeker hastalığı ve kolesterolün yükselmesi gibi metabolizma hastalıklarına faydalıdır.
.İktidarsızlık ve kısırlıkta yine yarar verici tesire sahiptir. Çünkü çörekotu, cinsî hormonları tanzim etmekte, bedenî ve ruhî olarak zindelik ve dinçlik vermektedir.
.Çörekotu yağı kadınlardaki ay hâli sancıları ve diş ağrılarına karşı yine başarıyla kullanılmaktadır.

Sağlıklı olmak için çörekotu kürü:

Tabii muhtevası ile savunma sistemine, metabolizma ve hormonlara iyi gelen çörekotu, vücudu toksin adı verilen zehirli maddelerden temizler, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cildi parlaklaştırır. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Sağlıklı ve hayat dolu bir görünüm sağlar.

Çörekotu
kürü: 1 tatlı kaşığı saf doğal bal ve 1 çay kaşığı çörekotu tohumunun karıştırılıp, sabahları aç karnına uygulanabilir. (Ortalama 20 veya 30 gün)

Bilim çörekotu mucizesini her hastalık üzerinde araştırıyor

Laboratuar araştırmaları, çörekotunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini artırdığını ortaya koymuştur. Bugün Amerika'nın en büyük enstitüsünde Dr. Ahmed el-Kâdî ve Dr. Üsame Kandil ileri safhadaki kanser ve aids hastalarına bala katılmış çörekotu vermektedirler.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı. Yapılan araştırmada çörekotunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu. Bunlar  %0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise%33 oranında sabit yağdır. Çörekotunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ifade eden araştırmacılar, bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Karaciğeri tahripten koruyor

Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî, yaptığı bir çalışmada çörekotu çözeltisinin fareler üzerinde karaciğeri carbon tetrachloride adındaki zehirli maddeye karşı korumadaki etkisini ortaya koymuştur. Çörekotu verilen farelerde karaciğer enzim düzeyi daha düşük çıkmıştır. Bunun yanında karaciğer dokusu üzerine zehirli maddelerin etkisi ise daha az görülmüştür. Bu araştırma 2003 Mayısında Am J. Clin Med Dergisinde yayınlanmıştır.

Bir başka araştırma 2003 Eylül'ünde Phytother Res Dergisinde yayınlanmıştır. Bu makalede araştırmacılar carbon tetrachloride gibi zehirli maddeler verilen farelerde çörekotu tedavisi neticesinde karaciğer tahribatının daha az olduğunu ortaya koymuştur.

Karaciğer kanserinden koruyor

J. Carcinog Dergisinin 2003 sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre Sri Lanka Kelaniya Üniversitesinden uzmanlar diethylnitrosamine vererek karaciğer kanseri oluşturdukları 60 fare üzerinde araştırma yapmışlar, bu farelerden bir grubuna çörekotundan bir karışım verilirken, diğer gruba sadece ot verilmiştir. Daha sonra araştırmacılar bu fareleri on hafta süreyle izlemeye almışlar ve deney farelerinde karaciğer dokusunu inceledikten sonra kanser etkisinin şiddetinin çörekotu karışımı ile tedavi edilen farelerde daha az olduğunu ortaya koymuşlardır. Araştırmacılar buradan bu çeşit maddelerin karaciğeri kanserojen etkilerden korumada payı olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Kolon kanserinden koruyor

Mısır Tanta Üniversitesinden araştırmacılar bu çörekotunun, kolon kanseri üzerindeki etkisini araştırmışlar, araştırmalarını 2003 Şubatında Nutr Cancer Dergisinde yayınlamışlardır. Araştırmacılar 45 fareye kolon kanserine yol açan kimyasal madde vermişler, 30 fareye de ağız yoluyla çörekotu yağı içirmişlerdir. Deneyin yapılmasından on dört hafta sonra çörekotu yağı verilen farelerde kolon, karaciğer veya böbrek üzerinde herhangi bir kanserli değişiklik olmadığını görmüşlerdir. Bu da bize çörekotunun uçucu yağının kolon kanseri oluşumunu engellemedeki gücünü göstermektedir.

Meme kanserini önlüyor

A.B.D Jackson Mississipi Üniversitesinde yapılan ve Bio Med Sci Instrum Dergisinde 2003 yılında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörekotu özü kullanmanın meme kanseri hücrelerini yavaşlatmadaki etkisini ortaya koymuşlardır.

Şeker hastalarında şekeri düşürüyor

2003 Aralığında Tohoku J Exp Med Dergisinde yayınlanan bir çalışmada Türkiye 100. Yıl Üniversitesinden araştırmacılar şeker hastalığına yakalattıkları 50 fare üzerinde deney yapmışlardır. Bunu farelere karın zarından (periton) girerek streptozotocin maddesi vererek yapmışlardır. Bundan sonra fareler iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba otuz gün süre ile her gün karın zarından (periton) uçucu çörekotu yağı verilmiştir. Diğer gruba ise çörekotu yağı içermeyen tuzlu bir sıvı verilmiştir. Araştırmacılar şeker hastalığına yakalanmış farelerde çörekotu yağının kanda şeker oranını düşürdüğünü ve insülin miktarını arttırdığını tespit etmişlerdir. Ayrıca çörekotu yağı, insülin salgılanmasından sorumlu pankreasta beta hücrelerini harekete geçirip, çoğaltmıştır. Bu da çörekotunun, şeker hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini ortaya koymaktadır.

Japonya'da yapılıp 2002 Aralığında Ress Vet Sci Dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörekotu yağının şeker hastalığına yakalandırılan farelerde insülin salgısını arttırdığını tespit etmişlerdir. Deney farelerinde çörekotu yağı kanlarında şekerin düşmesine yol açmıştır.

Dr. Muhammed ed-Dehâhınî'nin 2002 yılında Planta Med Dergisinde bir araştırması yayınlanmıştır. Doktor bu çalışmasında kan şekerini düşüren çörekotu yağının etkisinin kanda insülin miktarını arttırarak değil, aksine pankreas harici bir yoldan sağlamış olabileceğini ileri sürmüştür.

Türkiye'de 100. Yıl Üniversitesinde yapılıp, 2001 yılında yayınlanan bir araştırmada bu kez Yeni Zelanda tavşanları kobay olarak kullanılmıştır. Tavşanlar iki gruba ayrıldıktan sonra bir grup şeker hastası yapılmış ve ağız yoluyla iki ay süreyle günlük olarak çörekotu özü ile tedavi edilmiştir. Araştırmacılar bu inceleme sonunda çörekotu özüyle tedavi edilen tavşanlarda kan şekerinin düştüğünü, bunun yanında damar sertliği oluşumunu azaltmada rolü olan antioksidan maddelerin arttığını tespit etmişlerdir.

Alerjik hastalıkları tedavi ediyor

Berlin (Almanya) Charite Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre araştırmacılar alerjik hastalıklara yakalanmış 152 hasta üzerinde bir çalışma yapmışlardır. (Bu hastalarda alerjik burun iltihabı, astım ve egzama hastalıkları bulunmaktaydı .) Yapılan çalışma Tohoku J Exp Med Dergisinin 2003 sayısında yayınlanmıştır. Bu alerjik hastalar, çörekotu yağı ihtiva eden kapsüllerden günlük 40- 80 mg. arası verilerek tedavi edilmişlerdir. Hastalardan bu deney süresince özel ölçüm araçlarıyla kendilerindeki belirtileri kaydetmeleri istenmiştir.

İmmunglobilin- E (IgE) ölçümü gibi laboratuar tetkikleri ile hastaların akyuvar sayısı, cortizol hormon düzeyi, iyi huylu (HDL) ve kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Yapılan çalışmalar astım veya alerjik burun iltihabı ya da egzama hastalığına yakalanmış kişilerde belirtilerin iyiye doğru gittiğini ortaya koymuştur. Bu hastalarda trigliserid düzeyi hafif miktarda düşmüş, buna karşılık faydalı kolesterol düzeyi açık biçimde yükselmiştir. Diğer yandan da cortizol veya lenfositlerde kayda değer bir etki görülmemiştir.

Alman araştırmacılar, yaptıkları deneyden çörekotu yağının alerjik hastalıklarda ek bir ilaç olarak etkin olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Solunum yolu hastalıklarında kullanılıyor

Riyad Kral Suud Üniversitesinden araştırmacılar çörekotu yağının antı enflamatuar etkisini kobay olarak kullandıkları Hint domuzunun (Guinea Pig) nefes borusu (Trachea) üzerinde araştırmışlardır. Araştırma neticesinde anti enflamatuar etkinin nefes borusu adaleleri üzerinde gevşetici bir role sahip olduğunu görmüşlerdir. Bir başka ifadeyle çörekotu yağının anti enflamatuar özelliğinin nefes borusu adalesini genişlettiği ortaya çıkmıştır. Bu da nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.

Mide hastalıklarında koruyucu

Kahire Üniversitesinden araştırmacılar midelerinde yara açtıkları fareler üzerinde deneylerde bulunmuşlar ve denek farelerini, çörekotuyağı veya (içindeki etkin özellik) anti enflamatuar ile tedavi etmişlerdir. Yapılan deney, bu iki maddenin mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İskenderiye Üniversitesinde görevli ve çörekotu alanında uluslararası üne sahip büyük uzman Dr. Muhammed ed-Dahâhınî bu konuda bir çalışma yapmıştır. Dahâhınî, fareler üzerinde yaptığı çalışmada çörekotunun alkolün sebep olduğu tahrişlerden mide zarını koruyucu etkisini incelemiştir. Bu araştırma neticesinde çörekotu yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı etkin koruyucu bir tesiri olduğunu ortaya koymuştur.

Böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatıyor, böreği hasta olmaktan koruyor

Ezher Üniversitesinden araştırmacılar çörekotundaki antienflamatuar özelliğin böbrek rahatsızlığına olan etkisi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Doxorubicin maddesi vasıtasıyla fareler üzerinde yapılan çalışmada anti enflamatuar (çörek otundaki etkin özellik) idrar yoluyla protein ve albümin atımını yavaşlattığı tespit edilmiştir. Ayrıca çörek otunun böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatan antioksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu da antienflamatuar özelliğin böbreği hasta olmaktan koruyan bir rolünün olabileceğini göstermektedir.

Kalp ve damarları koruyucu etkisi

Bilim adamları, hastaya vitamin (folikasit, vitamin B 6, vitamin B 12) verilmesinin kandaki homocysteine düzeyini düşürdüğünü saptamışlar. Buradan hareketle araştırmacılar, Kral Suud Üniversitesinde (Suudi Arabistan) çörekotunun kandaki homocysteine düzeyine olan etkisini incelemişler. Yapılan bu çalışma 2004 ocağında Int J Cardiol Dergisinde yayınlanmıştır.

Araştırmacılar bir hafta boyunca otuz dakika süreyle bir grup fareye çörekotunda bulunan antienflamatuardan 100 mg. vermişlerdir. Bunun neticesinde antienflamatuar özelliğin kanda homocysteine maddesinin yükselmesine karşı etkili olduğunu tespit etmişlerdir. (Doğal olarak farelere bu deneyden önce homocysteine maddesinin düzeyini yükseltecek ilaç verilmiştir.)

Homocysteine maddesinin kandaki yüksekliği trigliserit, kolesterol ve vücuda zararlı oksidan maddelerin düzeyinin yükselmesine yol açmaktadır. Araştırmacılar çörekotu özünün homocysteine düzeyinin yüksekliğine eşlik eden zararlı maddelerin azalmasına yol açtığını görmüşlerdir. Bu, çörekotu yağının homocysteine düzeyinin yüksekliği ile ona eşlik eden kan yağlarının yükselmesi neticesinde meydana çıkan zararlı etkilerden kalbi ve damarları korumasının mümkün olduğu anlamına gelmektedir.

Antioksidan maddeler içeriyor

J Vet Med Clin Med Dergisinin 2003 Haziran sayısında bir araştırma yayınlandı. Bu çalışmayı yürüten doktorlar carbon tetra celoride verilen farelerde çörekotunun antioksidan olarak etkilerini tespit etmek için bir deney yaptılar. Bu deney 60 fare üzerinde gerçekleştirildi ve birçok fareye karın zarından (periton) girerek çörekotu yağı verildi. Bu deney 45 gün sürdürüldü. Deney neticesinde araştırmacılar çörekotu yağının lipid peroxidation düzeyini düşürdüğünü, buna karşılık antioksidan maddeleri arttığını tespit ettiler. Bilindiği üzere antioksidan maddeler, vücudu birçok dokuda tahribat oluşturan ve damar sertliği, kanser, bunama ve benzeri birçok hastalığa yol açan serbest radikallerin etkisinden korumaktadır. Drug Chem Toxicol Dergisinin 2003 Mayıs sayısında yayınlanan bir başka araştırma çörekotu yağında antioksidan maddenin bulunduğunu ortaya koydu.

Çörekotu ve kolesterol

Kazablanka (Fas) Kral II. Hasan Üniversitesinden araştırmacılar çörekotunun farelerde kolesterol ve kan şekeri düzeyine olan etkisini araştırdılar. Bu çalışmada farelere on iki hafta boyunca 1 mg. çörekotu yağı verildi. Yapılan deneyin sonunda farelerin kanında kolesterolün %15, trigliseritin %22, kan şekerinin %16.5 azaldığı, buna karşılık hemoglobin miktarının %17.5 arttığı görüldü.

Dr. Muhammed Dahâhınî'nin 2000 Eylül'ünde bir Alman dergisinde yayınlanan çalışması, çörekotu yağının farelerde kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürdüğünü ortaya koydu.

Tansiyonu dengeliyor

Kazablanka (Fas) Therapi Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar günlük olarak 0.6 mg. alınacak çörekotu özünün idrar söktürdüğünü ve tansiyonu düşürdüğünü tespit ettiler. Çörekotu özü ile tedavi edilen farelerde tansiyon yüksekliği ortalama olarak %22 oranında düşerken, nidilat hapı verilerek tedavi edilen farelerde %18 oranında düştüğü görüldü. (Nidilat, tansiyon düşürücü etkisi bilinen meşhur bir haptır.) Çörekotu ile tedavi edilen farelerde idrar miktarı da artmıştır.

Romatizma ağrılarını dindiriyor

Ağa Han Üniversitesinden (Pakistan) araştırmacılar, Phytother Dergisinin 2003 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmalarında aşağıdaki soruyu gündeme getirdiler: Romatizma hastalığına yakalanmış olan kimselerde mafsal iltihabının hafifletilmesinde çörekotu ne gibi bir rol oynamaktadır? Doktorlar tarafından bilinen vücutta fagostik hücrelerin (macrophages) ürettiği bir madde olduğu ve bu maddenin nitric oxsid adını aldığı bilinmektedir. Bu madde iltihap olayında arabulucu bir rol oynamaktadır. Araştırmacılar çörekotu özünün nitric oxsid üretimini yavaşlattığını tespit etmişlerdir.

Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî'nin J Ethno Pharmacol Dergisinin 2001 sayısında yayınlanan bir araştırmasına göre çörekotunun eklem iltihaplarına karşı yatıştırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Bu özellik çörekotunun bu etki mekanizmasını anlamak için daha fazla çalışma yapılmasına kapıyı aralayacaktır.

Kanı sulandırıyor

Demmam Kral Faysal Üniversitesinde (Suudi Arabistan) fareler üzerinde yapılan bir çalışma çörekotu yağının pıhtılaşma faktörlerine karşı etkisini ortaya koymuştur. Denek fareler çörekotu yağı ihtiva eden unla beslenmiştir. Araştırmacılar normal unla besledikleri farelerle bu fareleri mukayese etmişlerdir. Ortaya çıkan sonuç pıhtılaşma faktörlerinde bazı değişikliklerin görüldüğüdür. Farelerin kanında fibrinojen maddesinin yükseldiği görülmüştür ve prothrombin zamanı uzamıştır. Bu da bize çörekotu yağı kullanarak farelerde kanı pıhtılaştıran faktörde değişiklikler meydana getirme imkanı olduğunu göstermektedir.

Mikropları öldürüyor

Kahire Üniversitesinden Dr. Mürsî Acta Microbiol Pol Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir araştırmasında çörekotunun mikroplara olan etkisini incelemiştir. Doktor, gram pozitif boyadan 16, gram negatif boyadan 6 çeşit üzerinde incelemede bulunmuştur. Bunun neticesinde bazı mikrop türlerinin çörekotu özüne karşı olumlu cevap verdiği ortaya çıkmıştır. 

Mantarı durduruyor

Ağa Han Üniversitesinde (Pakistan) yapılan bir çalışma Phytother Res Dergisinin 2003 Şubat sayısında yayınlanmıştır. Bu çalışmada kandidiyasiz (candıda albıcans) hastalığına yakalandırılan fareler çörekotu özüyle tedavi edilmiştir. Araştırmacılar candida albicans mantarlarının gelişiminde çok büyük oranda gerileme olduğunu görmüşlerdir. Dr. Ağa Han araştırmasının sonunda şöyle demiştir: "Bu çalışmanın neticesi, çörekotunun mantarların tedavisinde faal olduğunu ortaya koymaktadır."

Kaynak:
Maren Franz/ Tabiattan Gelen Şifâ Kaynağı Çörekotu
Doç. Dr. Sefa Saygılı / Psikiyatrist
Dr. Hasan Şemsi Paşa/ Kalp Hastalıkları Uzmanı

Nihal Doğan

iyibilgi

Çörek Otu'nun Şifası

Egzama, sedefte kullanılan bu bitki baş ağrısını kolayca gideriyor...

Mutfaktaki baharatlar arasında yer alan ve çörek otu, egzama ve sedefte kullanılan en eski besinlerden olduğu gibi kokusu ile baş ağrısına da iyi geliyor.

Yalnızca 'mutfaktaki baharat' olarak görülemeyecek kadar geniş yelpazedeki hastalıklarda kullanılan çörek otu, egzama ve sedefte kullanılan en eski besin takviyelerinden biri. Almanya'da ve Mısır'da ilaç olarak kullanımı çok yaygın.

Vücuda dinçlik ve kuvvet veren, bağışıklık sistemindeki düzensizlikten kaynaklanan alerji ve romatizmayı geçiren çörek otunun en büyük özelliği koklayınca baş ağrısını gidermesi.

Hazmı kolaylaştırıp, mideve bağırsak gazlarını gideren bu şifalı bitkinin tütsüsü nezleye de bire bir... Suyu sivilcelere sürülürse iyi geliyor.

bugün, 29/08/2008

Çörek Otu'nun Bilinmeyen Faydaları

Laboratuar araştırmaları, çörek otunun, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini artırdığını ortaya koymuştur. Bugün Amerika'nın en büyük enstitüsünde Dr. Ahmed el-Kâdî ve Dr. Üsame Kandil ileri safhadaki kanser ve aids hastalarına bala katılmış çörek otu vermektedirler.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı. Yapılan araştırmada çörek otunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu. Bunlar % 0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise % 33 oranında sabit yağdır.

Araştırmacılar çörek otunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ortaya koymuşlardır.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çörek otunun bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Çörek otunun, nefes darlığı ve solunum yolları iltihabının tedavisinde faydalarına işaret eden bir araştırma yapılmıştır. Bir başka araştırmada çörek otu özünün meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlatmayı başardığı ortaya konmuştur. Bir başka araştırma çörek otunun fagositik (phagocytic) hücrelerinin candida albicans adındaki bir çeşit mantar türünü yutma gücünü arttırdığını ortaya koymuştur.

Bu makalede bu alanda yayınlanmış yeni çalışmalardan birkaçına değinmek istiyoruz.

Çörek Otu Karaciğeri Tahripten Korur

Bilindiği üzere çörek otu yağı, karaciğeri bazı zehirli türlere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. Çörek otunun halk tarafından karaciğer hastalıklarında şifalı bitki olarak kullanılmakta olduğunu da bilmekteyiz.

Bundan dolayı Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî, yaptığı bir çalışmada çörek otu çözeltisinin fareler üzerinde karaciğeri carbon tetrachloride adındaki zehirli maddeye karşı korumadaki etkisini ortaya koymuştur.

Bu araştırma 2003 Mayısında Am J. Clin Med Dergisinde yayınlanmıştır. Yapılan çalışma göstermiştir ki çörek otu çözeltisi, karaciğer üzerine carbon tetrachloridin zehirli etkisini azaltıcı bir sonuç vermektedir.

Çörek otu verilen farelerde karaciğer enzim düzeyi daha düşük çıkmıştır. Bunun yanında karaciğer dokusu üzerine zehirli maddelerin etkisi ise daha az görülmüştür.

Bir başka araştırma 2003 Eylül'ünde Phytother Res Dergisinde yayınlanmıştır. Bu makalede araştırmacılar carbon tetrachloride gibi zehirli maddeler verilen farelerde çörek otu tedavisi neticesinde karaciğer tahribatının daha az olduğunu ortaya koymuştur.

Çörek Otunun Karaciğer Kanserinden Korumadaki Etkisi

J. Carcinog Dergisinin 2003 sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre Sri Lanka Kelaniya Üniversitesinden uzmanlar diethylnitrosamine vererek karaciğer kanseri oluşturdukları 60 fare üzerinde araştırma yapmışlardır. Bu farelerden bir grubuna çörek otundan bir karışım verilirken, diğer gruba sadece ot verilmiştir.

 Daha sonra araştırmacılar bu fareleri on hafta süreyle izlemeye almışlar ve deney farelerinde karaciğer dokusunu inceledikten sonra kanser etkisinin şiddetinin çörek otu karışımı ile tedavi edilen farelerde daha az olduğunu ortaya koymuşlardır. Araştırmacılar buradan bu çeşit maddelerin karaciğeri kanserojen etkilerden korumada payı olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Çörek Otunun Kolon Kanserinden Korumadaki Etkisi

Acaba insan çörek otu sayesinde kolon kanserinden korunabilir mi? Mısır Tanta Üniversitesinden araştırmacılar bu soruya cevap vermeye çalışmış ve araştırmalarını 2003 Şubatında Nutr Cancer Dergisinde yayınlamışlardır.

 Araştırmacılar 45 fareye kolon kanserine yol açan kimyasal madde vermişler, 30 fareye de ağız yoluyla çörek otu yağı içirmişlerdir. Deneyin yapılmasından on dört hafta sonra çörek otu yağı verilen farelerde kolon, karaciğer veya böbrek üzerinde herhangi bir kanserli değişiklik olmadığını görmüşlerdir. Bu da bize çörek otunun uçucu yağının kolon kanseri oluşumunu engellemedeki gücünü göstermektedir.

Çörek Otu ve Meme Kanseri

A.B.D Jackson Mississipi Üniversitesinde yapılan ve Bio Med Sci Instrum Dergisinde 2003 yılında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu özü kullanmanın meme kanseri hücrelerini yavaşlatmadaki etkisini ortaya koymuşlardır. Bu çalışma bu alanda daha fazla çalışmanın kapısını aralayacak niteliktedir.

Çörek Otu ve Şeker Hastalığı

2003 Aralığında Tohoku J Exp Med Dergisinde yayınlanan bir çalışmada Türkiye 100. Yıl Üniversitesinden araştırmacılar şeker hastalığına yakalattıkları 50 fare üzerinde deney yapmışlardır. Bunu farelere karın zarından (periton) girerek streptozotocin maddesi vererek yapmışlardır.

Bundan sonra fareler iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba otuz gün süre ile her gün karın zarından (periton) uçucu çörek otu yağı verilmiştir. Diğer gruba ise çörek otu yağı içermeyen tuzlu bir sıvı verilmiştir.

 Araştırmacılar şeker hastalığına yakalanmış farelerde çörek otu yağının kanda şeker oranını düşürdüğünü ve insülin miktarını arttırdığını tespit etmişlerdir. Ayrıca çörek otu yağı insülin salgılanmasından sorumlu pankreasta beta hücrelerini harekete geçirip, çoğaltmıştır. Bu da çörek otunun şeker hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini ortaya koymaktadır.

Japonya'da yapılıp 2002 Aralığında Ress Vet Sci Dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu yağının şeker hastalığına yakalandırılan farelerde insülin salgısını arttırdığını tespit etmişlerdir. Deney farelerinde çörek otu yağı kanlarında şekerin düşmesine yol açmıştır.

Dr. Muhammed ed-Dehâhınî'nin 2002 yılında Planta Med Dergisinde bir araştırması yayınlanmıştır. Doktor bu çalışmasında kan şekerini düşüren çörek otu yağının etkisinin kanda insülin miktarını arttırarak değil, aksine pankreas harici bir yoldan sağlamış olabileceğini ileri sürmüştür. Fakat bu konuda daha çok bilimsel çalışma yapmaya ihtiyaç vardır.

Türkiye'de 100. Yıl Üniversitesinde yapılıp, 2001 yılında yayınlanan bir araştırmada bu kez Yeni Zelanda tavşanları kobay olarak kullanılmıştır. Tavşanlar iki gruba ayrıldıktan sonra bir grup şeker hastası yapılmış ve ağız yoluyla iki ay süreyle günlük olarak çörek otu özü ile tedavi edilmiştir.

Araştırmacılar bu inceleme sonunda çörek otu özüyle tedavi edilen tavşanlarda kan şekerinin düştüğünü, bunun yanında damar sertliği oluşumunu azaltmada rolü olan antioksidan maddelerin arttığını tespit etmişlerdir.

Çörek Otu ve Alerjik Hastalıklar

Berlin (Almanya) Charite Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre araştırmacılar alerjik hastalıklara yakalanmış 152 hasta üzerinde bir çalışma yapmışlardır. (Bu hastalarda alerjik burun iltihabı, astım ve egzama hastalıkları bulunmaktaydı .) Yapılan çalışma Tohoku J Exp Med Dergisinin 2003 sayısında yayınlanmıştır. Bu alerjik hastalar, çörek otu yağı ihtiva eden kapsüllerden günlük 40- 80 mg. arası verilerek tedavi edilmişlerdir.

Hastalardan bu deney süresince özel ölçüm araçlarıyla kendilerindeki belirtileri kaydetmeleri istenmiştir.

İmmunglobilin- E (IgE) ölçümü gibi laboratuar tetkikleri ile hastaların akyuvar sayısı, cortizol hormon düzeyi, iyi huylu (HDL) ve kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Yapılan çalışmalar astım veya alerjik burun iltihabı ya da egzama hastalığına yakalanmış kişilerde belirtilerin iyiye doğru gittiğini ortaya koymuştur.

Bu hastalarda trigliserid düzeyi hafif miktarda düşmüş, buna karşılık faydalı kolesterol düzeyi açık biçimde yükselmiştir. Diğer yandan da cortizol veya lenfositlerde kayda değer bir etki görülmemiştir.

Alman araştırmacılar, yaptıkları deneyden çörek otu yağının alerjik hastalıklarda ek bir ilaç olarak etkin olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Çörek Otu ve Nefes Darlığı

Riyad Kral Suud Üniversitesinden araştırmacılar çörek otu yağının antı enflamatuar etkisini kobay olarak kullandıkları Hint domuzunun (Guinea Pig) nefes borusu (Trachea) üzerinde araştırmışlardır. Araştırma neticesinde anti enflamatuar etkinin nefes borusu adaleleri üzerinde gevşetici bir role sahip olduğunu görmüşlerdir.

Bir başka ifadeyle çörek otu yağının anti enflamatuar özelliğinin nefes borusu adalesini genişlettiği ortaya çıkmıştır. Bu da nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.

İshal ve Nefes Darlığı Tedavisinde Çörek Otu

Bilindiği üzere çörek otu ishal ve nefes darlığında uzun senelerden beri kullanılmaktadı r. Dr. Cilani, çörek otu özünün nefes borusunu genişletici ve adalelerini gevşetici (spasmolytic) etkisini öğrenmek için laboratuar çalışması yapmıştır.

Yapılan çalışma, çörek otu yağının kalsiyum salgılanmasını engelleyerek adaleleri gevşetici ve nefes borusunu açıcı bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu da çörek otunun şifalı bitkiler alanında bilinen etkisini açıklayan kuralı vermektedir.

Çörek Otu ve Mide Hastalıkları

Çörek otunun mide zarını koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kahire Üniversitesinden araştırmacılar midelerinde yara açtıkları fareler üzerinde deneylerde bulunmuşlar ve denek farelerini, çörek otu yağı veya (içindeki etkin özellik) anti enflamatuar ile tedavi etmişlerdir. Yapılan deney, bu iki maddenin mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İskenderiye Üniversitesinde görevli ve çörek otu alanında uluslararası üne sahip büyük uzman Dr. Muhammed ed-Dahâhınî bu konuda bir çalışma yapmıştır. Dahâhınî, fareler üzerinde yaptığı çalışmada çörek otunun alkolün sebep olduğu tahrişlerden mide zarını koruyucu etkisini incelemiştir. Bu araştırma neticesinde çörek otu yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı etkin koruyucu bir tesiri olduğunu ortaya koymuştur.

Çörek Otu ve Böbrek Hastalıkları

Ezher Üniversitesinden araştırmacılar çörek otundaki anti anti enflamatuar özelliğin böbrek rahatsızlığına olan etkisi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Doxorubicin maddesi vasıtasıyla fareler üzerinde yapılan çalışmada anti enflamatuar (çörek otundaki etkin özellik) idrar yoluyla protein ve albümin atımını yavaşlattığı tespit edilmiştir.

 Ayrıca çörek otunun böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatan anti oksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu da anti enflamatuar özelliğin böbreği hasta olmaktan koruyan bir rolünün olabileceğini göstermektedir.

Çörek Otunun Kalp Ve Damarları Koruyucu Etkisi

Bilindiği üzere kanda bulunan homocysteine maddesinin yüksekliği kalp, beyin ve periferik damarlarda genişleme meydana getirmektedir. Bilginler hastaya vitamin (folikasit, vitamin B 6, vitamin B 12) verilmesinin kandaki homocysteine düzeyini düşürdüğünü göstermiştir.

Buradan hareketle araştırmacılar, Kral Suud Üniversitesinde (Suudi Arabistan) çörek otunun kandaki homocysteine düzeyine olan etkisini incelemişlerdir. Yapılan bu çalışma 2004 ocağında Int J Cardiol Dergisinde yayınlanmıştır.

Araştırmacılar bir hafta boyunca otuz dakika süreyle bir grup fareye çörek otunda bulunan anti enflamatuardan 100 mg. vermişlerdir. Bunun neticesinde anti enflamatuar özelliğin kanda homocysteine maddesinin yükselmesine karşı etkili olduğunu tespit etmişlerdir. (Doğal olarak farelere bu deneyden önce homocysteine maddesinin düzeyini yükseltecek ilaç verilmiştir.)

Homocysteine maddesinin kandaki yüksekliği trigliserit, kolesterol ve vücuda zararlı oksidan maddelerin düzeyinin yükselmesine yol açmaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün homocysteine düzeyinin yüksekliğine eşlik eden zararlı maddelerin azalmasına yol açtığını görmüşlerdir.

 Bu, çörek otu yağının homocysteine düzeyinin yüksekliği ile ona eşlik eden kan yağlarının yükselmesi neticesinde meydana çıkan zararlı etkilerden kalbi ve damarları korumasının mümkün olduğu anlamına gelmektedir. Hiç kuşkusuz bu alanda daha fazla araştırma yapmaya ihtiyaç vardır.

Çörek Otunun Antioksidan Oluşu

J Vet Med Clin Med Dergisinin 2003 Haziran sayısında bir araştırma yayınlandı. Bu çalışmayı yürüten doktorlar carbon tetra celoride verilen farelerde çörek otunun antioksidan olarak etkilerini tespit etmek için bir deney yaptılar.

 Bu deney 60 fare üzerinde gerçekleştirildi ve birçok fareye karın zarından (periton) girerek çörek otu yağı verildi. Bu deney 45 gün sürdürüldü. Deney neticesinde araştırmacılar çörek otu yağının lipid peroxidation düzeyini düşürdüğünü, buna karşılık antioksidan maddeleri arttığını tespit ettiler.

Bilindiği üzere antioksidan maddeler, vücudu birçok dokuda tahribat oluşturan ve damar sertliği, kanser, bunama ve benzeri birçok hastalığa yol açan serbest radikallerin etkisinden korumaktadır.

Drug Chem Toxicol Dergisinin 2003 mayısında yayınlanan bir başka araştırma çörek otu yağında antioksidan maddenin bulunduğunu ortaya koydu.

Çörek Otu ve Kolesterol

Kazablanka (Fas) Kral II. Hasan Üniversitesinden araştırmacılar çörek otunun farelerde kolesterol ve kan şekeri düzeyine olan etkisini araştırdılar. Bu çalışmada farelere on iki hafta boyunca 1 mg. çörek otu yağı verildi. Yapılan deneyin sonunda farelerin kanında kolesterolün % 15, trigliseritin % 22, kan şekerinin % 16.5 azaldığı, buna karşılık hemoglobin miktarının % 17.5 arttığı görüldü.

Bu da bize çörek otu yağının, insanlarda kolesterol ve kan şekeri düzeyini düşürmekte etkin olabileceği izlenimini vermektedir. Fakat bu konuda insan denekler üzerinde daha fazla laboratuar çalışması yapmaya ihtiyaç vardır.

Dr. Muhammed Dahâhınî'nin 2000 Eylül'ünde bir Alman dergisinde yayınlanan çalışması, çörek otu yağının farelerde kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürdüğünü ortaya koydu.

Çörek Otu ve Tansiyon Yüksekliği

Kazablanka (Fas) Therapi Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar günlük olarak 0.6 mg. alınacak çörek otu özünün idrar söktürdüğünü ve tansiyonu düşürdüğünü tespit ettiler.

Çörek otu özü ile tedavi edilen farelerde tansiyon yüksekliği ortalama olarak % 22 oranında düşerken nidilat hapı verilerek tedavi edilen farelerde % 18 oranında düştüğü görüldü. (Nidilat, tansiyon düşürücü etkisi bilinen meşhur bir haptır.) Çörek otu ile tedavi edilen farelerde idrar miktarı artmıştır.

Çörek Otu ve Romatizma

Ağa Han Üniversitesinden (Pakistan) araştırmacılar, Phytother Dergisinin 2003 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmalarında aşağıdaki soruyu gündeme getirdiler: Romatizma hastalığına yakalanmış olan kimselerde mafsal iltihabının hafifletilmesinde çörek otu ne gibi bir rol oynamaktadır?

Doktorlar tarafından bilinen vücutta fagostik hücrelerin (macrophages) ürettiği bir madde olduğu ve bu maddenin nitric oxsid adını aldığı bilinmektedir. Bu madde iltihap olayında arabulucu bir rol oynamaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün nitric oxsid üretimini yavaşlattığını tespit etmişlerdir. Belki bu, çörek otunun eklem iltihaplarını hafifletmedeki rolünü açıklayabilir.

Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî'nin J Ethno Pharmacol Dergisinin 2001 sayısında yayınlanan bir araştırmasına göre çörek otunun eklem iltihaplarına karşı yatıştırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Bu özellik çörek otunun bu etki mekanizmasını anlamak için daha fazla çalışma yapılmasına kapıyı aralayacaktır.

Çörek Otunun Kanı Sulandırması

Demmam Kral Faysal Üniversitesinde (Suudi Arabistan) fareler üzerinde yapılan bir çalışma çörek otu yağının pıhtılaşma faktörlerine karşı etkisini ortaya koymuştur. Denek fareler çörek otu yağı ihtiva eden unla beslenmiştir. Araştırmacılar normal unla besledikleri farelerle bu fareleri mukayese etmişlerdir.

 Ortaya çıkan sonuç pıhtılaşma faktörlerinde bazı değişikliklerin görüldüğüdür. Farelerin kanında fibrinojen maddesinin yükseldiği görülmüştür ve prothrombin zamanı uzamıştır. Bu da bize çörek otu yağı kullanarak farelerde kanı pıhtılaştıran faktörde değişiklikler meydana getirme imkanı olduğunu göstermektedir. Ancak bu konuda da insanlar üzerinde deney yapılmasına ihtiyaç vardır.

Çörek Otu ve Mikroplar

Kahire Üniversitesinden Dr. Mürsî Acta Microbiol Pol Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir araştırmasında çörek otunun mikroplara olan etkisini incelemiştir. Doktor, gram pozitif boyadan 16, gram negatif boyadan 6 çeşit üzerinde incelemede bulunmuştur. Bunun neticesinde bazı mikrop türlerinin çörek otu özüne karşı olumlu cevap verdiği ortaya çıkmıştır.

Çörek Otu ve Mantarlar

Ağa Han Üniversitesinde (Pakistan) yapılan bir çalışma Phytother Res Dergisinin 2003 Şubat sayısında yayınlanmıştır. Bu çalışmada kandidiyasiz (candıda albıcans) hastalığına yakalandırılan fareler çörek otu özüyle tedavi edilmiştir. Araştırmacılar candida albicans mantarlarının gelişiminde çok büyük oranda gerileme olduğunu görmüşlerdir. Dr. Ağa Han araştırmasının sonunda şöyle demiştir: "Bu çalışmanın neticesi, çörek otunun mantarların tedavisinde faal olduğunu ortaya koymaktadır."

haber7, 12/11/2007


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|haberler|ilk yardım|sağlıklı yaşam|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document