Untitled Document Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
 
 
 
 
 
kaynaklar
site haritası

 

 

Tuzun Doğru Tüketimi ve Faydaları

Untitled Document
yaklasansaat.com

 

 

 




Site İçi Arama
 
 
 
boyun fıtığı
bel fıtığı
timüs bezi
siyatik
 

 

 

Pişmemiş Aşa Tuz Katmayın

Türkiye'de tiroit hastalıklarının görülme oranının yüksekliğine, buna karşın bu hastaların tedavilerini yürütecek endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanı sayısının yetersizliğine işaret eden Erdoğan, Türkiye'de iyotlu tuz kullanımının istenilen düzeyde olmadığını vurguladı.

Yüzde 65-70'ler civarındaki Türkiye'deki iyotlu tuz kullanımının yüzde 99'a çıkarılması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Erdoğan, gebelerle emziren annelerin iyotlu tuz tüketmesinin, bebeklerin zihinsel ve bedensel gelişimi açısından büyük önem taşıdığını, tuzla alınan iyodun yeterli olmadığı durumlarda iyotlu vitamin desteği bile sağlanması gerektiğini anlattı.

Erdoğan, şu bilgileri aktardı:

''Yapılan bilimsel çalışmalar, hamilelik dönemi ve sonrasında yeterli iyot alan annelerin çocuklarının fiziksel ve zihinsel gelişiminin ileri düzeyde olduğunu gösteriyor. Türkiye'de küçük yerleşim yerlerinde iyotsuz tuz kullanımı çok yaygın. Kaçak ve ruhsatsız üretilenlerle bölgesel tuzlalardan elde edilen kaya tuzlarının kullanıldığı, iyotlu tuz kullanımının yetersiz olduğu bölgelerde guatr görülme sıklığı da yüksek. Sağlık Bakanlığı ile her 5 yılda bir ortaklaşa yaptığımız araştırmada, kırsal yörelerdeki iyotsuz tuz kullanımının şehirlere göre anlamlı oranda düşük olduğu bulundu.''

Söz konusu çalışmayla iyotlu tuz kullanımının yaygın olduğu yerlerde guatr hastalığında düşüş belirlediklerini açıklayan Erdoğan, kış için hazırlanan yiyeceklerde genelde büyük torbalarda satılan kaya tuzlarının kullanıldığını, ancak iyot içermeyen bu tuzları önermediklerini ifade etti.

Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan, şu uyarılarda bulundu:

''(Merdiven altı) tabir edilen yerlerde ruhsatsız üretilen, iyot içermeyen tuzlar kesinlikle kullanılmamalı, bunlara itibar edilmemelidir. İyotlu tuzlar ise ambalajı içinde tüketilmeli ya da güneş ve hava görmeyen kaplarda saklanmalıdır. Ayrıca, içeriğindeki iyodun uçmaması için tuz, yemek pişmeden değil, ocaktan alınmadan hemen önce atılmalıdır.''

-''TİROİT NODÜLLERİNE GEREKSİZ CERRAHİ MÜDAHALE YAPILMAMALI''-

Tiroit nodüllerine nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda da açıklamalar yapan Erdoğan, bunların iyi ya da kötü huylu olmasının tedavide büyük önem taşıdığını bildirdi.

Bu nodüllere gereksiz cerrahi müdahaleler uygulandığını, bunların da hastalarda komplikasyonlara neden olduğunu anlatan Erdoğan, ''Nodüllerin yüzde 90'nı iyi huyludur, sadece yüzde 5'i kanserli bir yapıya sahiptir. Cerrahi müdahaleler de ehil ellerde yapılmalıdır. Aksi takdirde kalıcı ses kısıklığı, kalsiyum bezlerinin alınması gibi hastanın ömür boyu sağlığını olumsuz etkileyecek sonuçlar ortaya çıkabilir'' dedi.

İyot eksikliği ve sigara kullanımının yanı sıra aile öyküsünün bu riski artırdığına işaret eden Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan, tiroit bezlerindeki hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların herhangi bir zararı olmadığını, bunların hekimin önerdiği dozda kullanılmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

star, 02/06/2011

Tuz Kalbi Direk Etkiliyor!

Herkes fazla tuzun sağlık için ne kadar zararlı olduğunu bilir, özellikle de tansiyon açısından. Ancak Avustralyalı bilim adamları tuzlu yiyeceklerin kalbe zarar vermesinin sadece yarım saat sürdüğünü de ortaya koyuyor.

Bilim adamları, American Journal of Clinical Nutrition isimli dergide yayınlanan araştırmada aşırı tuzlu yiyeceklerin kan damarlarına hasar verdiğini ve genişlemelerine engel olduğunu belirtti.

Araştırmacılar 16 sağlıklı kişilik bir grubun yarısına az tuzlu domates çorbası, diğer yarısına da 10 kat daha fazla tuz içeren bir kase çorba verdi. Çorbayı yedikten sonra gönüllülerin damarları teknolojik bir cihaz yardımıyla incelendi.

Sonuçlara göre; tuzlu yiyen kişilerin damarlarında normalde olması gereken genişleme miktarı fark edilemeyecek kadar azdı.

Uzmanlar bunun nedeninin nitrik oksit salgılanmasını engelleyen tuz olduğunu savunuyor. Bu madde damarların duvarlarının rahatlamasını ve gerektiği zamanlarda genişlemesini sağlıyor. Bu etki yarım saat kadar sürüyor. Ancak sürekli tuzlu besinler tüketildiğinde damarların içerisinde yağ birikebilir ve damar tıkanıklığına neden olabilir.

milliyet, 25/02/2011

Yemeğe Tuzu ne Zaman Atmalı?

Ciddi sağlık sorunlarına neden olan iyot yetersizliğinden korunmak için iyotlu tuzun yemeğe ocaktayken değil sofradayken katılması gerektiği kaydedildi.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zerrin Orbak, yaptığıaçıklamada, iyot elementinin, insan vücudunda beyin başta olmak üzere tüm organların düzenli büyümesi, gelişmesi ve çalışması için gerekli hormonların yapımında kullanıldığını belirtti.

Orbak, Türkiye’de içme suyu ve besinlerle yeterli miktarda iyot alınamadığını, iyot yetersizliğinden vücudun iyot açığı kapatılarak korunulabileceğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlarımızın yaşadığı iyot yetersizliğinin önüne geçilmesi için ülkemizde 1994 yılından bu yana ’İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı" yürütülüyor. Programın uygulanmasının ardından ülkemizde iyotlu tuz kullanımı artmakla birlikte henüz yeterli düzeyde değildir."

Türkiye’de market, süpermarket ve hipermarketlerde bulunmamakla birlikte başka birtakım yerlerden iyotlanmamış tuz temin edilebildiğini vurgulayan Orbak, iyotsuz tuzların satın alınmamasını istedi.

"AÇIK BIRAKILDIĞINDA TUZDAKİ İYOT YOK OLUYOR"

Sorunun önüne geçmek için sadece tuzların iyotlanması ve iyotlu tuz kullanımının yeterli olmadığını vurgulayan Orbak, "İyotlu tuz nemli olmayan ortamlarda, kapalı kutularda ve dolaplarda saklanmalı. Beklenen faydanın gerçekleşmesi için iyotlu tuz yemeğe ocaktayken değil sofradayken katılmalı. Açıkta bırakıldığı takdirde tuzdaki iyot yok oluyor, yemek sıcakken katıldığında da tuzdaki iyot etkinliğini kaybediyor. Ev hanımılarının bu konudaı bilinçlendirilmesi faydalı olacaktır" diye konuştu.

Orbak, iyot yetersizliğinin yaşanılan bölgedeki toprak, su ve bitkilerdeki iyot miktarına bağlı olarak değişik düzeylerde ortaya çıktığını bildirdi.

NEDEN OLDUĞU SAĞLIK SORUNLARI

Sağlık Bakanlığı’nın halkı iyot yetersizliği konusunda bilinçlendirmek için hazırladığı kitapçıkta, iyot yetersizliği yaşanması halinde tiroit bezinden kana geçen hormonların yeterli miktarda yapılamadığı, hemen hemen tüm organların büyümesi, gelişmesi ve işlevlerinde sorunlar ortaya çıktığı, boy uzamasının durduğu, zihinsel işlevlerin gerilediği vurgulandı.

Kitapçıkta şu bilgilere yer verildi:

"İyot yetersizliği anne karnında ve bebeklikte düşük, ölü doğum, bebek ölümü, sağırlık, dilsizlik, cücelik, zeka geriliği ve doğum anomalilerine neden oluyor. İyot yetersizliği çocukluk ve gençlik döneminde ise guatr, kısa boyluluk, zihnin yetersiz çalışması, öğrenme yetersizliği,  algılama yetersizliğine yol açıyor. İyot yetersizliği yetişkinlerde ise guatr ve verim düşüklüğüne neden oluyor, tiroit kanseri riskini artırıyor.

İyot yetersizliğinden kaynaklanan hastalıklarının başında, en çok bilinen ve görülebilen guatr geliyor. Guatr her yaş grubunda önemli bir hastalıktır. İyot yetersizliği hastalıklarından en ciddi olanı ise bilinmeyen ve gözle görülemeyen bir sorun olan beyin özürü ve zeka geriliğidir."

milliyet, 25/01/2011

Stresten Tuz İle Kurtulun!

Yoğun, stresli bir gün geçirdiğinizde yorgunluğu üzerinizden atmanın kolay bir yolu tuzlu su. Tuzlu su bedende birikmiş negatif elektriği iletkenliği sayesinde sizden alır götürür.

Denize girdikten sonraki dinlenmişlik ve arınmışlık halini hepimiz biliriz. Havuza girdiğimizde ise bunu hissetmeyiz. Sebebi sudaki tuzdur. Tuzlu su bedende birikmiş negatif elektriği iletkenliği sayesinde sizden alır götürür.

Sizler de akşam eve geldiğinizde bütün günün üzerinizde bıraktığı ağır etkiler ve stresten kurtulmak için ya da toplantı, sınav gibi üzerinizde gerilim yaratan durumlardan önce ellerinizi bir miktar (1 litre suya 2 çorba kaşığı tuz yeterli) tuzlu suyla yıkadığınızda bu birikmiş olan negatif elektrikten kurtulur ve arınırsınız. 

Ellerinizi tuzlu suyla yıkamak kadar ayak banyosu da son derece güzel sonuçlar verir. Ilık suya bol tuz döküp ayaklarınızı bu suya koyun.

Turşu yapmak için kullanılan iri kaya tuzu veya deniz tuzu ile daha iyi sonuç alırsınız.

NEDEN KAYA TUZU?

Yaklaşık 256 milyon yıl önce oluşmaya başladığı tahmin edilen kaya tuzu, çevre kirliği kaynaklarından uzak şekilde, doğal bir hazine olarak değerini günümüze kadar taşıyor.
  
Uzmanlara göre, yemek tuzu kalitesinde sertlik çok önemli bir konu.  Bugün gelişmiş ülkelerde bilinçli tüketiciler marketten yemeklik tuz alırken en sağlıklısı ve sertliği çok düşük olan rafine kaya tuzunu tercih ediyor.
 
Kaya tuzu, egzoz, atık su, sanayi kirliliği gibi olumsuz etkenlerden uzak kaya tuzu madenlerinden çıkarıldığı için doğanın hediyesi sağlığı ve lezzeti en yararlı haliyle sunuyor.

gıdahareketi, 23/01/2009

18 gr Değil, 5 gr Tuz Tüketin

Günlük tüketilen her 6 gram fazla tuzun büyük ve küçük tansiyonu önemli ölçüde yükselttiği belirlendi.

Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından düzenlenen 10. Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi, Antalya Belek'te sürüyor. Kongrede, dernek tarafından Türkiye'deki tuz tüketimine ilişkin 14 ilde yapılan SALTurkey çalışmasının sonuçları açıklandı. 1970 kişinin 24 saat idrarlarının toplanarak tuz
tüketimlerinin belirlendiği araştırmada, Türk halkının günlük tuz tüketiminin 18 gram olduğu tespit edildi. Erkeklerin günlük 19,3, kadınların ise 16.8 gram tuz tükettiğinin ortaya çıktığı araştırmada, öğrenim durumu arttıkça tuz tüketiminin azaldığı saptandı.

Araştırmada, günlük tüketilen her 6 gram fazla tuzun sistolik kan basıncında (büyük tansiyon) 8 milimetre civa, diastolik kan basıncın da (küçük tansiyon) da 5 milimetre civa artışa neden olduğu tespit edilirken, kırsal kesim nüfusunun kentlere göre daha çok tuz tükettiği, Akdeniz bölgesinde yaşayanların daha tuzlu, Ege'dekilerin ise az tuzlu yemeye eğilimli oldukları belirlendi.

Araştırmaya katılan hipertansiyon hastalarından, hastalıklarının farkında olanların, fazla tuz tüketmediklerini belirtmelerine rağmen günde 16,55 gram tuz tükettikleri saptandı. Hipertansiyonlarının farkında olmayanların ise hastalığının farkında olanlardan günde 2-2,5 gram daha fazla tuz tükettikleri ortaya çıktı.

Araştırma sonuçlarını açıklayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Erdem, "Araştırmadan çıkan en önemli sonuç; gelişmiş batı toplumları, Çin ve Japonya'ya göre çok yüksek oranda tuzlu yiyoruz" dedi. Bunun büyük olasılıkla yemek pişirirken ve piştikten sonra sofraya geldiğinde tuz eklenmesi gibi alışkanlıklardan kaynaklandığını vurgulayan Erdem, el yapımı salça, erişte, turşular ve tuzlanarak buzlukta saklanan yiyeceklerin tuz tüketimini artırdığını kaydetti.

'Çocukları koruyalım'

Türk halkının çocukluğundan itibaren fazla tuz tükettiğini belirten Erdem, çocuklara da düşük tuzlu beslenme uygulanması gerektiğini kaydetti. Erdem, şöyle konuştu: "Çocuklarımızı fazla tuzlu yiyeceklerden uzak tutmamız lazım. Küçük yaşta tuzlu beslenenlerde ilerideki yaşlarda daha fazla hipertansiyon, kalp hastalığı riski ortaya çıkıyor. Eğer tansiyonunuz yüksekse ve tuzlu yiyorsanız tuzu azaltarak tansiyon kontrolünü sağlayabiliyorsunuz. Tuz kısıtlamasıyla hipertansiyonun ortaya çıkmasını ya da tedavi edilmesini sağlayarak kalp, beyin ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkmasını, ölümü engellemeniz mümkün. Türkiye'de 15-18 milyon civarında tansiyon hastası var. Bunların büyük bölümünü sadece tuzu kısarak, medikal tedaviden kurtaracağız. Düşük tuz kullanımı ile tansiyon sıklığını da azaltabiliriz. Yaşla beraber tansiyonun arttığını biliyoruz. Yaşlanmayı durduramayız ama tuzu azaltabiliriz. Bu da Türkiye'nin genel bütçesi için ciddi kazanımdır. Sadece yüksek tansiyon hastalarının değil herkesin tuz tüketimini azaltması ve bunun bir devlet politikası haline getirilmesi gerekiyor."

'İhtiyaç değil'

Prof. Dr. Yunus Erdem, tuzun besinlerin içinde zaten varolduğunu belirterek, "Yemeklere ekilmese bile besinlerin içinde zaten var. Sodyum her şeyde vardır. Yemek pişerken eğer hiç tuz eklemesek bile biz sodyumu besinlerin kendisinden zaten alıyoruz" dedi. Yemeklerin tuzsuz pişirilmesi gerektiğini ifade eden Erdem, "Yemeklere tuz atma, vücut ihtiyacından çok damak tadı alışkanlığı. Küçük yaştan itibaren tuzlu yediğimiz için alışkanlığımız yüksek. Onun için dünya rekoru olacak derecede tuz yiyen toplum haline geliyoruz" diye konuştu.

'Hedef 5 gram tüketim'

Türk halkının günde 18 gram tuz tüketiminin 5 grama düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Erdem, "Tüketim 5 grama inince normal bir tansiyonunuz varsa ileri de hipertansiyon ortaya çıkma ihtimalini düşürüyorsunuz" dedi.

Araştırmada 'ben az tuzlu yiyorum', 'tuzu kestim' diyenlerin bile günlük tuz tüketiminin 16 gram olduğunun belirlendiğini dile getiren Erdem, "İdeal olan günde 5 gram tuz tüketimi için yemekler tamamen tuzsuz pişecek, pişerken salça kullanılmayacak, ekmek tuzsuz yenecek. Ayrıca turşu gibi tuzu çok olan yiyeceklerden uzak durulacak ancak bu şekilde 5-6 gram tuza ulaşabiliriz" diye konuştu.

Uluslararası Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Eberhard Ritz de, ideal olan günlük tuz tüketiminin 5 gram olduğunu söyledi. Anne sütünden kesildikten sonra tuz kısıtlaması yapılan bebeklerde kan basıncının düşük olduğunu belirten Ritz, çocukluk çağından itibaren düşük tuzlu beslenmek gerektiğini kaydetti.

nethaber,24/05/2008

İyotlu Tuz Kullanın

İyot yetersizliğinde çocuklarda büyüme, zeka geriliği, cücelik, gebelerde ise düşük ve ölü doğum görüldüğü vurgulandı.

Dr. Yasemin Nasır, iyodun insan vücuduna yiyecekler ve içilen su ile alınan yaşam için çok önemli bir mineral olduğunu söyledi. İyot, tiroid bezinde yapılan, vücudun gelişmesi, beyin ve sinir sisteminin çalışması, aktivitelerin ve vücut ısısının sürmesini sağlayan hormon denilen maddelerin yapılması için gereklidir.

Tiroid hormonu, boyunda tiroid bezinde yapılır. İyotun vücuda yeterli alınamaması durumunda tiroid bezi çok çalışıp büyüyecektir.

Tiroid bezinin bu şekilde büyümesine guatr denir. Bundan başka iyot yetersizliğinde çocuklarda büyüme, zeka geriliği, cücelik, gebelerde ise düşük ve ölü doğum görülür."

İyot yetersizliğine bağlı sağlık sorunları iyotlu tuz kullanılarak önlenebilecektir.

Kaya tuzu kullanımı ve iyot alımının eksikliğinden dolayı bu tür hastalıklarla daha çok karşılaşılmaktadır.


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|haberler|ilk yardım|sağlıklı yaşam|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document