Untitled Document Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
 
 
 
 
 
kaynaklar
site haritası

 

 

Yüz Felcinin Nedenleri

Untitled Document
yaklasansaat.com

 

 

 




Site İçi Arama
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
 

 

 

'Yüz Felci' Soğuk Havayı Sever

Bazı tıp uzmanları tarafından virüs kaynaklı olduğu da iddia edilen yüz felcini, halk arasında 'cereyan' denilen hava akımının tetiklediği ve özelikle kış mevsiminde hastalığın arttığı belirtiliyor. Uzmanlar, yüz felcine yakalanmamaları için vatandaşları, özellikle yüzlerini soğuk hava akımından korumaları konusunda uyarıyor.

Yüz felci fasyal sinir denilen yüz sinirinin, beyin dışında yüz bölgesinde sıkışması sonucu meydana çıkıyor. Binlerce sinir lifinden oluşan ve telefon kablosuna benzeyen fasyal sinirin içindeki liflerin en az yarısının hasar görmesi sonucu ise yüzde felç oluşuyor. Hastalığın ilk belirtileri ise felç olan yüz tarafının kulak arkasında ağrı ve kulak uğultusu ile kendisini gösteriyor.

Hastalığın tedavi süresi 3-10 hafta arasında değişiyor. Tedavisi ise içinde kortizon da bulunan ilaç tedavisiyle yapılıyor. Tedavi sonrası hastaların yüzde 90'ının üzerinde hastalıktan eser kalmıyor. İlaç tedavisi yanında yüz egzersizleri içeren fizik tedavi de hastalığın etkilerini daha çabuk atlatmak için idealdir.

Yüz felcinden nasıl korunulur?
Vücut direncini düşüren rahatsızlıklar, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon yüz felcinin tedavi süresini uzatır ve hastalığa kaynak oluşturur:

* Soğuk ve rüzgarlı havalarda yüzü mutlaka sert hava akımından koruyun. Kar maskesi, atkı takarak yüzün rüzgarla temasını önleyin.

* Cereyan yapacak şekilde pencereleri açık bırakmayın.

* Araba camını açmayın.

* Vücut direncini kıracak hastalıklardan uzak durun.


* Yüz felcine sebep olan orta kulak iltihabından korunun.

Uçuk Virüsü Yüz Felci Yapıyor

Dudaklarda uçuk yapan HSV 1 virüsünün neden olduğu idiopatik yüz felci, yüzdeki mimikleri çalıştıran siniri tahrip ediyor. Dudaklarda uçuk yapan HSV 1 virüsü, yüzün sağ ya da sol tarafında felçlere de neden oluyor. Bu felcin yüksek bir oranda iyileşmesi mümkün ama, iyileşse de yaşlılarda iz bırakabiliyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Ertaş'ın verdiği bilgiye göre, yüz felci, yüzdeki mimik kaslarını hareket ettiren sinirin zarar görmesiyle oluşuyor. İdiopatik yüz felci denilen bu felç, göz kapağının hareketsizliğine, ağız ve burunun kasılmasına, konuşma güçlüğüne neden oluyor.

SİNİRİ TAHRİP EDEN VİRÜS

Yüzün mimik kaslarını denetleyen, beyinden sağ ve sol yüz kaslarına bağlanan facial yüz sinirinin, Herpes Simplex 1 (HSV I) virüsü tarafından tahrip edilmesiyle yüz felci ortaya çıkıyor. Bu virüs, vücuda girip yerleşiyor ve birgün aktif hale gelip yüzün sağ ya da sol tarafında felce neden oluyor.

Yüz felcinin sık rastlanan bir tetikleme nedeninin şiddetli rüzgara maruz kalmak ya da ıslak başla dışarı çıkmak olduğunu vurgulanıyor.

UÇUK OLDUYSANIZ DİKKAT

Dudaklarda uçuk yapan bu virüsün yüz felcine de neden olduğu, son 5 yılda yapılan araştırmalarla ortaya konuldu. Yüz felci olan insanlarda yüzde 35-79 arasında değişen oranda bu virüse de rastlandı.
Yüz felci, yüzün her iki tarafında aynı anda oluşmuyor; yüzün ya sağı, ya da solu felç oluyor. İdiopatik yüz felci, yüz binde 20-30 oranında görülüyor. Kadında da erkekte de aynı sıklıkta görülebilen bu yüz felcine, 40'lı yaşlara kadar daha sık rastlanıyor.
Geç kalmayın. İdiopatik yüz felcinin tipik bir gidişi var. Bu virüsü saptayan teknoloji Türkiye'de de kullanılıyor. HSV 1 virüsü, erken dönemde izole edilebiliyor. Geç kalındığında ise algılanamaz hale gelebiliyor. Tedavi, hem bağışıklık sistemine ilişkin bir sorun, hem de virüse bağlı sorun olabileceği yaklaşımıyla uygulanıyor. Felcin ilk başladığı günden itibaren ilk 5 gün içinde, en geç 10 gün içinde tedaviye başlanması gerekiyor. Bir haftayı geçtikten sonra sinir tahrip oluyor ve iz kalma olasılığı artıyor.

YÜZDE 12'Sİ TEKRARLIYOR

Ertaş, yüz felci geçiren bir hasta nörolog hekime başvurduğunda, önce felcin nasıl olduğunun belirlendiğini anlatıyor: Bir kaza, tümör işaret eden bulgular ya da şeker hastalığı olup olmadığı, daha önce yüz felci geçirip geçirmediği belirlenir. Yüz felci geçirenlerin yüzde 5-10 oranındaki bölümü daha önce de yüz felci geçirmiş oluyor. Yapılan çalışmalarda yüz felcinin tekrarlama oranı yüzde 5-12 arasında değiştiği saptanmış. Bazı hastalıklar tekrarlayan yüz felci ile seyrediyor. Örneğin Multipl Skleroz hastalığında da yüz felci olabiliyor. Dolayısıyla hastanın daha önce yüz felci geçirip geçirmediği, kulak iltihabı olup olmadığı gibi sorgulamalarla yüz felci yapabilecek diğer nedenler ayrıştırılıyor.

YAŞLILARDA İZ KALIYOR

Ertaş'a göre, idiopatik yüz felci yüzde 80-90 arası oranda hiç iz bırakmadan tamamen iyileşiyor. Tanı sırasında hastanın genç mi, yaşlı mı olduğu önemli. Çünkü yaş, hastanın aleyhine işleyen bir durum. Örneğin 60 yaşın üstündeyken geçirilen yüz felcinin iyileşmesi daha zor. Hızlı yerleşen yüz felçleri ile ağır ve tam yerleşen yüz felcinin iz bırakma riski de yüksek.
Yüz felci dilin ön kısmının tat duygusunu, kulak arkasının hissini, tükürük ve gözyaşı bezlerinden salgı salgılanmasını sınırlıyor. Bu durumlarda sinir beyne yakın bölümünden etkilenmiş oluyor ve felcin iz bırakma riski yükseliyor.
Kulak arkası ve ön bölgesinde, kulak çevresinde iltihap yokken de bir ağrı olabiliyor. Hasta gözünü kapatamıyorsa, ağzını hareket ettiremiyorsa, kulak zarındaki bir sinir zedelenmiş oluyor. Yüz felci geçiren hasta, sesleri yankılanıyor gibi duyuyorsa, daha önce felç olan yüzde felç tekrarlarsa iz kalma riski artıyor.
Hastalar felç yönünü yanlış söylerler. Felçli olan taraf gözünü kapatamadığı taraftır. Hasta, normal olan yüzüne doğru bir çekilme olduğu için sağlam tarafı felçli zanneder.

TEDAVİSİZ İYİLEŞEBİLİYOR

İdiopatik yüz felcinin tipik bir tedavi protokolü bulunuyor. Hastaların önemli bir çoğunluğu ilk bir ay içinde iyileşiyor. Bazı hastalar 15 gün içinde, en geç 6 ay içinde iyileşiyor. 6 ay sonunda hastaların yüzde 80-90'ı tam iyileşiyor. Tedavi edilse de edilmese de bu hastaların bir bölümü yine iyileşiyor. Bu durumda hastalığı tedavi eden, virüsü etkisiz hale getiren bağışıklık sistemi. Virüs, yüz sinirinde enfeksiyona neden oluyor, bu yüz felci yapıyor, bağışıklık sistemi bir süre sonra bu enfeksiyonu iyileştiriyor. Ama kendiliğinden iyileşme, sinirin ciddi bir hasara uğramamasına bağlı.

KORTİZON TEDAVİSİ

İlk bir hafta içinde kortizon uygulanırsa sinirdeki şişme engelleniyor ve bağışıklık sistemini baskılıyor. Uzun süre kullanıldığında kortizonun yan etkileri artıyor; fakat yüz felci için en fazla 10 gün kortizon kullanılıyor.
Elektromiyografi incelemesi yapılarak sinirde yüzde 90'dan fazla tahribat saptanırsa 5 gün kortizon kullanılıp 10 gün içinde yavaş yavaş kesiliyor.
Bir hafta sonra yapılan incelemelerde yüzde 90'dan fazla kayıp söz konusuya 10 gün kortizon uygulayıp 15 güne kadar azaltarak kesiliyor.
Tedavide virüse karşı asiklovil maddesi içeren ilaçlar da kullanılıyor. Bu ilaçlar kortizonla verildiğinde iyileşme daha güçlü oluyor.
Kortizonla tedaviye ilk günlerde başlanması, ilk beş ya da 10 gün kortizon verilip, sonraki 5 günde azaltılarak kesilmesi gerekiyor.
Geçmişte tedavide yalnızca kortizon kullanılıyordu. Bugün ise yüz felcindeki virüs etkisine karşı antivirüs ilaçları da kullanılıyor. Yüz felci geçirenler, hekim önerisi dışında asla kortizon başlamamalı. Felç geçirenlerin örneğin ülser gibi başka bir hastalığı varsa mide kanaması geçirebileceği vurgulanıyor. Kortizon kullanacaklara mideyi koruyan ilaçlar da verilmesi gerekiyor.

GÖZE DİKKAT

Yüz felci, gözün kapanmasını engelliyor. Bu nedenle gözün refleks olarak sık sık kırpılarak görmeyi sağlayan kornea tabakasını gözyaşıyla ıslak tutulması da önleniyor. Bu durumda kornea kuruyarak enfeksiyona açık hale gelebiliyor. Korneanın yapısı da ıslanmazsa bozulabiliyor. Bunu önlemek için yapay gözyaşı kullanılmaz ya da başka bir önlem alınmazsa göz kaybedilebiliyor. Yüz felci geçiren hastanın uykuda da gözü açık kalacağı için yağlı göz merhemleri ya da yapay gözyaşı kullanılması, gözünü bantla kapatması öneriliyor. Görünümün iyileşmesi için göz kapağının altına altın yerleştirilerek de göz kapağının kapanması sağlanabiliyor.

AMELİYAT İÇİN 1 YIL BEKLENMELİ

Cerrahlar, ilk üç hafta içinde ameliyat etmek isterler. Oysa yüz felcinin kendiğinden düzelme şansı yüzde 80-90. Ertaş, bu yüzden erken dönem cerrahisini fazla cesurca buluyor ve cerrahinin bir yıl geçmesine karşın müdahale edilmemiş hastalara uygulanabileceğini belirtiyor.
Yüz felcini kökeninden çözmeyi amaçlayan sinir cerrahisinde, sinir açılarak, sinirdeki hasar görülüyor ve tümör olup olmadığı saptanıyor. Sonra sağlam bir sinir parçası vücudun başka bölgesinden alınıp tahrip olan sinir parçasının yerine neklediliyor.
Sinirin yüzde 90'dan fazla tahrip edilmiş olması durumunda bile bir yıl içinde iyileşme şansı yüzde 50. Bu nedenle bir yıl geçmeden cerrahi müdahale yapılmasına olumlu bakılmıyor.Ama yüz felci sürekli ilerliyorsa tümör olabileceği düşünülerek bu durumda hemen cerrahi müdahale gerekebilir.

DİĞER NEDENLER

Yüz felci, şeker hastalığı, kazalar, yüz sinirini sıkıştıran tümörler, enfeksiyon hastalıkları, kulakla ilgili hastalıklar, tükürük bezi hastalıkları nedeniyle de meydana gelebiliyor. Ertaş, beyin kanamalarında oluşan yüz felcinin, gözlerin açılıp kapanmasına etkide bulunmadığını; ancak felcin hemen gerçekleştiğini kaydediyor. Bir tümörün yüz sinirine baskı yapması durumunda ise yavaş yavaş felç oluşuyor. Bu durumlarda tedavi şekli, idiopatik yüz felcinden farkldırı.

Ayrıca yapılan başka bir araştırmadada;

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Endoğru, "Herpes simpleks" virüsünün neden olduğu uçuğun, genellikle dudak, ağız ve burun delikleri çevresinde görüldüğünü, el teması ile yüze, göze ve vücudun diğer bölümlerine kolaylıkla bulaşabildiğini kaydetti.

Bulaşıcı olan uçuk virüsünün, uçuğa yatkın olan kişilere havlu, bardak, çatal, kaşık ve benzeri eşyaların ortak kullanımı ve öpüşmeyle kolaylıkla geçmektedir.
  Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklarla, ağız içi, dişetleri ve dudaklarda beliren ve kimi hassas bünyelerde de ciddi enfeksiyonlara yol açan uçuk, içi su dolu kabarcıklara dönüşür. Zamanla kuruyup çatlayan uçuklar estetik görünümü bozan bir yara haline de gelebilir. Uçuğun vücudun diğer kısımlarına bulaşmasını engellemek için elle dokunmamak, dokunulduğunda ise ellerin çok iyi yıkanması gerekmektedir.

YORGUNLUK VE STRES NEDEN OLUYOR

Uçuk virüsünün vücuda girip ilk enfeksiyonunu yaptıktan sonra o bölgedeki sinir düğümüne yerleştiğini ve vücudun zayıf düştüğü, stres, aşırı yorgunluk, uykusuzluk halleri ile güneş ışığına maruz kalınan durumlarda hemen nüksetmektedir. Kadınlarda hamilelik ve adet dönemlerinde de aktif hale geçmektedir.

Genelde fazla önemsenmeyen uçuğun, sık sık tekrarlaması ve tedaviye rağmen 10 günden daha uzun süre devam etmesi durumunda doktora başvurmak gerekmektedir. Ayrıca, bebeklerde ve 6 yaşından küçük çocuklar ile dudak, ağız ve burun çevresinin dışındaki vücut bölgelerinde, özellikle gözler, parmaklar ya da cinsel organda çıkan uçuklar için, mutlaka bir doktordan yardım istemek gerekir.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|haberler|ilk yardım|sağlıklı yaşam|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document