Untitled Document Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
 
 
 
 
 
kaynaklar
site haritası

 


KADINLARDA VAJİNAL AKINTI


Untitled Document
yaklasansaat.com

 

 

 




Site İçi Arama
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
 

 

 

Kadınların jinekoloğa başvurma sebeplerinin başında vaginadan gelen akıntılar  gelir. Evli olsun veya bekar hemen hemen tüm kadınların sosyal yaşantılarında rahatsızlığa sebep olan akıntılar değişik sebeplerden   olmaktadır.

Kadınlık hormonlarının etkisi ile rahim ağzındaki servikal bezlerden ve vajen bölgesindeki bezlerden salgılanan bu sıvının faydaları; vagen kayganlığını sağlayarak cinsel ilişkinin konforlu olmasını sağlamak,  yürüme esnasında dudak kısımların birbirine sürtünmesiyle birlikte tahrişi önlemek ve vajinada bulunan mikropların dışarıya atılmasını sağlamaktır.

Vajinanın ıslaklığı kadının sağlığı açısından gereklidir. Mühim olan var olan akıntının normal mi, yoksa bir hastalık habercisi mi olduğunu ayırt etmektir.

Menopoza giren kadınlarda estrojen hormonunun azlığına bağlı olarak vajinal sıvının salgılanması azalması vaginal kuruluk şikayetini meydana getirmektedir.

Normal vajinal akıntıyı anormalden ayırmak için kural; ağrı ya da kaşıntı vermiyorsa, kötü bir kokusu yoksa genellikle akıntı normaldir. Akıntıların özellikle bekar genç kızlarda ve menopozdaki   kadınlarda başta olmak üzere herhangi bir sebebi yoktur. Bunlar fizyolojik   akıntı (doğal akıntı) olarak adlandırılır. Bir enfeksiyon veya altında yatan   bir neden var ise bu akıntılar fizyolojik olmayan akıntılar olarak   adlandırılır.

FİZYOLOJİK (DOĞAL ) VAJİNAL AKINTILAR

Bazı kız çocuklarında yeni doğdukları hayatın ilk haftasında vaginal kanama görülebilir. Bu kanama anneden geçen östrojenlerin çekilmesine bağlı bir kanama olup normal fizyolojik bir durumdur ve ekseriya üç aylık oluncaya kadar kaybolur. Araştırmaya ve tedaviye gerek yoktur. Okul öncesi dönemlerde küçük kız çocuklarında görülebilen vaginal akıntılar genellikle bir tehlike teşkil etmeyen hormonal akıntılardır. Küçük kız çocuklarının henüz cinsel yaşamı olmadığı için bu akıntıyı vaginal iltihaplarla karıştırmamak gerekir.

Doğal (fizyolojik ) akıntılar yapı olarak  berraktır ve sıvı yumurta akını andırır yapıdadır. Genellikle kokusuzdur, fakat bazı kadınlar ekşi bir kokudan şikayet edebilmektedirler. Genellikle kaşıntı şikayeti yoktur ve cinsel ilişkide ağrı, yanma hissi oluşmaz. Bu akıntıların en büyük özelliği aynı şiddette uzun süre (1-2 yıl gibi) devam etmesidir.

Bazen bu akıntı miktarı çok fazla miktarda olur ve kadınlar endişeye kapılabilirler. İç çamaşırları veya günlük ped devamlı ıslak haldedir. Bu ıslaklığın kıvamı yumurtlama dönemi sırasında  biraz değişir ve sıvılaşabilir. Bunun amacı döllenmeye hazır yumurtanın döllenmesini kolaylaştırmak için salgının kıvamının değişmesidir  Bu dönemde rahim ağzındaki  ve buradan salgılanan sıvılardaki (servikal mukus değişiklikleri) tüm değişiklikler buradan spermin kolayca geçerek yumurtaya ulaşmasını sağlamak içindir.

Fizyolojik akıntılar hormonlar tarafından kontrol edildiklerinden özellikle aktif hormon üretiminin devam ettiği üreme çağında görülürler.
-Östrojen düzeyine (Kadınlık hormonlarından bir tanesi) bağlı değişiklikler ; mesela adet kanaması(mensturasyon kanaması ) öncesi
-Cinsel Uyarım; cinsel uyarıyla vajinada meydana gelen ıslanma ve bunun oluşturduğu akıntı
-Gebelik; gebelikte rahim ağzındaki bezlerin salgıları gebeliği ve bebeği korumak için tüm hamilelik boyunca artar
-Spiral' e bağlı akıntılar.

Adet dönemine yaklaştıkça bazı hanımlarımızda vajinada bir koku olabilir ve akıntı rengi koyulaşabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların bu dönemde getirdiği etkidendir.

Eğer akıntı normale göre artmış ise, görüntü ve yapısında değişiklik olmuş ise veya herhangi bir enfeksiyon şüphesi var ise, oluşabilecek bir mikrobik vaginiti anlayabilmek için vajinal muayene ve gerekirse vaginal kültür yapılmalıdır.

FİZYOLOJİK OLMAYAN VAJİNAL AKINTILAR

Uzun süreli vaginal kötü kokulu akıntı veya zaman zaman kanla karışık kötü kokulu akıntı olması durumunda küçük çocuklarda nadir görülmesine rağmen vagende yabancı cisim akılda tutulmalıdır. Hijyenik önlemlere ve tıbbi tedaviye rağmen vaginal akıntı devam ettiği zaman da vagende yabancı cisim olasılığı düşünülmelidir. Bu hastalarda idrarda yanma sızlama da olur. Bu çocuklarda yabancı cisimden şüphelenildiği zaman, önce aile bilgilendirilmeli ve yapılacak işlem kızlık zarına zarar verebileceğinden dikkatli olunmalıdır. Cismi,  uzaklaştırma işlemi steril şartlarda yapılmalıdır.

Çocukların çoğunda belirgin bir enfeksiyon ajanı bulunamaz. Majör neden kötü hijyen ve barsak parazitleridir. Hijyeni düzeltmek için basit önlemler alındığında ve barsak parazitleri tedavi edildiğinde kız çocuklarında oluşan akıntıların önemli bir kısmı için etkili tedavi sağlanmış olur.

Yeni ortaya çıkmış, koyu sarı, yeşil, kahverengi renkli, kanlı, köpüklenen, kötü kokulu, beraberinde ağrı, idrar yaparken yanma, normal dışı kanama gibi belirtilerle seyreden bir akıntı çoğu durumda bir genital sistem sorununa işaret eder ve mutlaka doktor değerlendirmesi gerektirir. Çoğu durumda neden bir genital enfeksiyondur.

Akıntının kaynağı olan genital enfeksiyon çoğu durumda vajinaya sınırlı iken (vajinit), bazı durumlarda rahimağzı enfeksiyonu (servisit) veya genital sistemin daha üst bölgelerini tutan bir pelvik enfeksiyon söz konusu olabilir.

Belirtileri

-Vajinadan olağan dışı bir akıntı. Et suyu gibi
-Kaşıntı ve tahriş
-Cinsel ilişki sırasında acı duymak, disparoni
-Kasıklarda ve alt karın bölgesinde rahatsızlık veren ağrı
-Nadiren de olsa vajinal kanama
-Dış genital bölgede şişme, ödem.

Fizyolojik Olmayan Vajinal Akıntıların Sebepleri

VAJİNAYA AİT SEBEPLER

-Bakteriyel vaginosis (Gardnerella vaginiti, non-spesifik vajinit): Kokulu vajinal akıntının olması bakteryel vajinoz hastalığı için tipik bir bulgu olarak kabul edilmektedir. Kişide bol miktarda gri-beyaz köpüklü hafif sarımsı vaginal akıntı ile karakterizedir. Özellikle akıntının kötü kokusu belirgindir. Vajinal akıntıda tipik olarak balık kokusu bulunmaktadır.
 
Vajina içinden gelen koku özellikle cinsel ilişki sırasında ve adet günlerinde daha da belirginleşmektedir. Ayrıca ilişkide ağrı görülür.
Tedavide, ağızdan ve vajinal yoldan (özellikle metronidazole ve ornidazol grubu) antibakteriel ilaçlar kullanılmaktadır.

-Mantar enfeksiyonları (Vajinal mantar enfeksiyonları): Vajinadan gelen peynirimsi (kıvamlı) veya süt gibi beyaz akıntılar mantar enfeksiyonu ile ilişkilidir. Candida, Mantar hastalığı: Koyu beyaz peynirimsi kokusuz akıntı, yanma hissi,kaşıntı.
Tedavide, Tetraconazole veya Miconazole kullanılmaktadır.

-Trikomonas enfeksiyonları (Trichomoniasis, Trichomonas vaginalis): Trichomonas vaginalis de cinsel ilişki ile bulaşan diğer bir vaginal enfeksiyon nedeni olan bir mikroorganizmadır.
Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtileri sarı veya yeşilimtırak, köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve vajinal yanma, vulvada (genital bölgenin dış kısmında) kaşıntıdır.
Tedavide fitil veya tablet şeklindeki ilaçlardan faydalanılır. Metronidazol.  Antibiyotik tedavisinin uygulanması ve bu tedaviye mutlaka eşin de dahil edilmesi nüksleri önlemek açısından şarttır.

Gardnerella Akıntısı: Tricomonasa benzer, kokuludur sarımsı yeşil renktedir. Ama tricomonas gibi köpüklü değildir.

Kahverengi vajinal akıntı:Bazı durumlarda endişelenerek bir durum olmamasına rağmen kahverengi vajinal akıntıda görülen doku parçaları ve endometrial hücreler sinsi bir tıbbi sorunun bir belirtisi olabilir.
Kahverengi vajinal akıntıya neden olan bir takım hastalıklar şunlardır: Serviks kanseri, pelvik inflamatuar hastalıklar (PID), perimenopoz, menopoz, ya da gonore, chlamydia gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar, vajinal siğiller vb.

Kahverengi akıntılar, üreme sisteminde kaynaklanan bir hastalık veya rahatsızlıktan dolayı kaynaklanıyorsa şu belirtilerin görünmesi de muhtemeldir: Kasık bölgesinde ağrı, sulu ya da sarımsı akıntı, depresyon, vajinal kuruluk, cinsel ilişki sırasında sanı ve ağrı, sık idrara çıkma, kısırlık, disfonksiyonel uterin kanamalar, yanma, kaşıntı, döküntü,vajinada yanma, vajinal ülserler ve iştah kaybı.

Kahverengi vajinal akıntılara neden sadece ölü rahim hücreleri ise, bunun için dengeli beslenme düzenli egzersiz ve bol su içme gibi basit tedbirler işe yaramaktadır. Ancak kahverengi renkteki kanamalar başka bir sağlık sorunundan kaynaklanıyorsa bu durumda hastalığı tedavi etmek için ilaç tedavisi, cerrahi operasyon, diyet programları ve hatta kemoterapi gibi hastalığın niteliğine göre değişen nitelikte tedavi alternatifleri değerlendirilecektir. Teşhis yöntemi olan pap smear ve diğer tıbbi testlerin doktor kontrolünde yapılması gerekmektedir.

-Pamukçuk, Candida albicans adı verilen mantar türünün neden olduğu bir maya enfeksiyonudur. Genellilde vajinada oluşmakla beraber, vücudun ağız gibi diğer nemli bölgelerinde de görülebilir.

Genital herpes vajiniti. Vajinadaki yabancı cisimlerin oluşturduğu akıntı.  Genital kansere bağlı  akıntı.
Genital bölgede kullanılan parfümler, pedler, vajinal tamponlar veya prezervatif gibi yabancı maddeler vaginada irritasyon (tahriş) yaparak akıntıya neden olabilir.

Vajinitler genital hijyenin bozulmasına neden olabileceklerinden ve özellikle de gebelik döneminde oluşturacakları sorunlar nedeniyle genellikle tedavi edilmeleri önerilen enfeksiyonlardır.

Vaginal akıntı tümöral bir oluşum nedeni ile de olabilir, bu durumda çoğunlukla sümüksü kıvamda ve bol miktarda, üzerinde ince çizgiler halinde kan bulunan bir akıntı mevcuttur. Böyle bir akıntı varlığında üreme organları ayrıntılı olarak gözden geçirilmeli ve neden saptandıktan sonra uygun tedavi yapılmalıdır.

Rahatsız edici bir vajinal akıntıyla yaşamak kişinin hayat kalitesini düşürecektir. Cinsel yaşantıyı etkileyebilecektir. İhmal edilmiş vajinal akıntılar kısırlık, kanser gibi hastalıklara neden olabileceği gibi bu hastalıkların belirtisi de olabilir.

RAHİM AĞZI (SERVİKSE) AİT SEBEPLER

-Rahim ağzı yaraları.
-Bakterilerin neden oldukları ; Gonore (Bel soğukluğu)gibi cinsel ilişki ile geçen hastalıklar.  
-Virusların neden olduğu akıntılar; Herpes gibi virüsların yaptığı akıntı. 
Rahim ağzı kanseri.   Spiralin ipine bağlı akıntı. 
-Servikste olan poliplere bağlı akıntı. Mikoplazma ve Ureaplasma Enfeksiyonları
-Klamidya Enfeksiyonları (Chlamidiasis, Klamidyoz): Kadınlarda cinsel yolla en sık olarak bulaşan hastalık chlamidia enfeksiyonlarıdır.
-Non-spesifik enfeksiyonlar( Nedeni ve etkeni tanımlanamayan akıntılardır).
-Yaraların yaptığı akıntılar.

En yaygın olarak görülen vajinal akıntı nedeni Mantarlar ve trikomanas ile çeşitli bakterilerin neden oduğu bakteriyal vaginozistir.

Serviksin iltihapları (servisitler) ise anormal vajinal akıntılar yanında, kendilerini kasık ve bel ağrıları ile belli ederler.
Servisit nedeni olan bakteriler üst genital kanala sıçrayarak daha ciddi enfeksiyonlara neden olabileceklerinden mutlaka tedavi edilmelidirler.

-Pelvik enfeksiyonlar tüplerin tıkanmasına ve abse oluşumuna neden olabileceklerinden her zaman ciddiye alınmalıdırlar.

Rahim kanseri: Menopoz sonrası veya âdet dışı kanama vardır. Enfeksiyon dışında, ender görülse de kanlı akıntının kötü kokulu olması rahim ağzı kanserini akla getirmelidir. Buradaki kötü koku dokuların harabiyeti nedeniyledir. Kanlı akıntı ile birlikte alt karın ağrısının olması kadın organ kanserlerini akla getirmeli ve derhal uzman doktora başvurulmalıdır.

Yumurtalık kanallarının kanseri: Et suyu renkli akıntı ve alt karın ağrısı.

GEBELİKTE VAJİNAL AKINTILAR

Hamilelik döneminde en sık görülen akıntı fizyolojik akıntıdır. Gebelik  hormonları vaginanın içindeki florada dengeyi bozup hamilelikte akıntı miktarını arttırırlar.    Lökore ismi verilen bu gebelikte akıntı durumu bazen renksiz, genellikle süt     kıvamında ve hafif kokuludur ve hamilelikte normaldir.Gebeliğin ileriki     aylarında bu akıntı daha da artar ve rengi koyulaşır.Hamilelikte fizyolojik akıntı olarak değerlendirilmelidir.
Şeffaf veya beyaz renkli ve sürekli olan, hiç bir şikayete neden olmayan akıntı ise doktor tarafından genelde fizyolojik akıntı tanısı konur. Bu akıntının rengi değişiyorsa, kokusu artıyor ise, kaşıntı ve yanma eşlik  ediyor ise enfeksiyon var demektir.

İkinci sık görülen akıntı yani anormal olan akıntı mantar enfeksiyonudur. Peynir kesiği tarzında veya beyaz bir akıntı ve yapışkan, kaşıntının ve huzursuzluk hissinin eşlik ediyorsa bu mantar enfeksiyonudur. Gebelikte  vücut direncinin düşmesi ve vajina içindeki ph dengesinin hormonlara bağlı değişmesi sonucu görülür. Doğumdan önce

Mantar var ise mutlaka tedavi olunmalı, aksi takdirde doğum sırasında  çocuğa geçip ağzında mantar hastalığı (pamukçuk) sebep olabilir ve doğum  kesisinin (epizyotomi) iyileşmesini geciktirebilir.
Üçüncü ve ciddi olan akıntı nedeni, örneğin amniyon sıvısı geldiği zaman bu mantar enfeksiyonuna karışabilir. Bu yüzden akıntısı olan bir kadın özellikle 20. haftadan sonra, su gibi akıntıdan bahsediyor ise amniyon sıvısı mı geliyor diye doktora gitmelidir. Diğer şeyler bakteri enfeksiyonu ile söz konusu olabilir.
Gebelikte kanlı akıntı, anormal hamilelikte kahverengi akıntı  önemlidir. Bir sorunun ön habercisi olabilir, ihmal edilmemelidir.

Vajinal Akıntılara Neden Olan Diğer Sebepler

-Hormonal ilaçlar veya herhangi bir hap vb.
-Doğum kontrol hapı kullanımı: Hap nispeten çok östrojen ihtiva ediyorsa, akıntı salgısı çoğalır
-Duygusal durum, aşırı sevinç, stres düzeyi ve ruhsal sorunlar
-Aşırı gövde gücü kullanılması
-Kortizon kullanımı
-Polip
-Emziriyor olmak
-Ani ve değişken diyet programları
-Vajinal lavman
-Vajinal Tampon Kullanımı. Bazı doğum kontrol köpüklerinin vajinaya sıkılması,
Gibi durumlar normal vajinal akıntı düzeyinizde ani değişikliklere neden olurlar. Bu değişiklikler kalıcı olmamakla beraber akıntının PH dengesini ve bileşimni bozar. Bu bileşim bozulması bazı durumlarda vajinadaki mikrobik aktiviteyi tetikler ve çeşitli enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olur.

-Vajinayı irrite eden diğer maddelerin kullanımı (parfumler, sabunlar, vajinal duş alımı, alerjik bünyelerde vajinal fitiller gibi)
-Lateks alerjisi (partnerlerin prezervatif kullanması durumunda ve kişide çok nadir görülen "lateks alerjisi" varsa bu sorun oluşturailir)
-Vajenin tümörleri bulunmaktadır. Rahim ağzının dışa dönük olması(eversiyon ve ektopi)

VAJİNAL AKINTILARIN TEŞHİSİ

Vaginal kaşıntı, yanma, normal olmayan kokulu akıntı şikayeti ile başvuran hastalarda vaginitten şüphelenilir.
İyi alınmış öykü ve fizik muayene bulguları ile tanı zor değildir. Muayeneden en az 72 saat önce hasta duş yapmamış olmalıdır.
Sıklıkla sebep  olan mikroorganizma vajinal kültür dışında smear testinde de görülmektedir. Labia va vajinal mukoza kırmızı ve ödemlidir.
Doktor basit bir mikroskopik inceleme ile genellikle sebebi görebilmektedir. Serum fizyolojik ile hazırlanan inceleme lamında  belli organizmaların olmaması, artmış miktarda lökositlerin görülmesi servisiti (rahim ağzı iltihabını) düşündürür ve Chlamydia, gonorrhea (bel soğukluğu) veya herpesten şüphelenilmelidir.Tanıyı kesinleştirmek için vajinal kültür yapılmalıdır.  Vajinada akıntıya sebep olan ve en sık görülen mikroorganizmalar Trichomonas, bakteriyel vajinit  ve candida (mantar) dır.

Bir pipetle vajinal akıntı alınmalı ve Ph’sına bakılmalıdır.
Trikomonal vajenit ve bakteriyel vajinozda Ph 4.5’un üzerindedir. Vajinal kandidiyazisde Ph normaldir.
Diğer bir damla akıntı lam üzerine konmalı ve bir damla %10 KOH ilave edilmelidir. Balıksı kokunun olması aminlerin varlığına işaret edip bakteriyel vajinoz daha az oranda da trikomonas düşünülmelidir. İkinci bir lam üzerine alınan akıntı örneği bir damla %9 NaCl ile karıştırılmalı ve lamel ile üzeri örtülerek mikroskop altında incelenmelidir. Gram boyalı preparat incelemesi bakteriyel morfolojinin ayırd edilmesi açısında yapılabilir. Ancak tanı için gerekliliği yoktur. Bakteriyel vajinozda üzerinde ince kokobasiller olan epitelyal hücrelere ‘Clue cells’ adı verilir. Bu hücreler hem direkt yaymada hem de gram boyasında saptanabilir. Rutin vajinal kültür, vajenit etkenlerinin çoğu normal florada da bulunduğu için yararsızdır.

VAJİNAL AKINTILARIN TEDAVİSİ

Hepsinin tedavisi farklıdır. Enfeksiyon etkenine göre tedavi etmek gerekir. Bazen tanı konulamayan akıntılarda vaginal kültür yaptırmak gerekebilir. Kültürde E. Coli, stafilokoklar ve streptokoklar da üretilebilir. Bu durumda antibiogram yaptırıp dirençli ve hassas antibiotikler tespit edilip antibiotik tedavisine başlanabilir.

Tekrarlayıcı mantar enfeksiyornları son derece rahatsız edici ve yaşam kalitesini düşüren etki gösterir. Kullanılan antimikotikler (mantara karşı ilaçlar) pek faydalı olmaz. Mantar enfeksiyonu tekrarlar durur. Bu durumlarda 'borik asit' çok iyi gelebilir. Son derece basit ve maliyeti düşük bir tedavidir.

Etkene yönelik özgül tedavi, ağrı ve ödemi azaltmaya yönelik lokal tedaviler, iyi kişisel hijyen ve eşin tedavisi temel prensiplerdir.

Trikomonal vajenit
tedavisi; Metranidazol 3x250 mg/gün, veya 1x30mg/kg/gün 7 gün süreyle kullanılır. Birlikte intravajinal metranidazol kullanımı (500mg/tablet/gün) klinik yanıtı hızlandırır.
Reinfeksiyonu engellemek için eş de 2gram / tek doz oral metranidazol ile tedavi edilmelidir.
Bakteriyel vajinozda da metranidazol yanıtı %80-90 arasındadır. 15mg/kg/gün 7 gün süreyle kullanılmalıdır. Rekürrens görülen kadınlarda eşler de tedavi edilmelidir. Bakteriyel vajinozda alternatif tedavi olarak, klindamisin 2x300mg/gün oral 7 gün en iyi seçenektir.

Vajinal kandidiyazis tedavisinde; en etkin tedavi intra vajinal krem ya da supozituvar olarak imidazolün (mikanazol, klotrimazol, butokanozol, tiokanozol vb) veya triazollerin (terkonazol) bir hafta süreyle kullanılmasıdır. Vajinal kullanımı olan tek poliyen antifungal ajan nistatindir, ama etkisi imidazollere oranla azdır.Ondört gün süreyle 100000 ünitelik tabletler intravajinal kullanılmaktadır. Borik asit kapsüllerinin (600mg) günde bir kez 14 gün intravajinal kullanımı etkin olmakla birlikte gebelikte kullanılmamalıdır. Eşe de topikal tedavi uygulanmalıdır. Oral yoldan kullanılan tek doz 150 mg. flukonazolün etkinliği gösterilmiş olup tek doz veya 3 gün süreyle oral itrakonazol kullanımı da önerilmektedir. Bazı kadınlarda defalarca tedavi verilmesine rağmen vajinal kandidiazis persistans gösterebilir. Bu hastalarda sistemik ketakonazol tedavisi (5-7 mg/kg/gün, 2x200mg/gün) denenmelidir. Ancak başarı oranı sınırlıdır.

Bulantı ve kusma yaptığından dolayı Metronidazol kullanıldığında alkol alınmamalıdır.

VAJİNAL AKINTILAR İÇİN PRATİK BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Bitkisel yöntemler iltihaplanmayı önleyici, mikropların üremesini engelleyici, büzücü ve doku sıkılaştırıcı olarak etki ederler.

*-Pamukçuğa karşı vücudu koruyabilecek bakterileri artıracağından, doğal yoğurt yemek yararlı olabilir. Yoğurdu doğrudan vajinaya uygulamak da iyi gelebilir.

 

*-50 gr civan percemi, 50 gr aslan pençesi(tırtıklı), 50 gr sinirli otu, 50 gr altın otu, 25 gr ısırgan tohohumu (erkek)

HAZIRLANILIŞI : Bitkiler toz haline getirilerek kullanılmalıdır. (bitkilerin birbirleriyle iyice karışması için toz haline getirilerek kullanılmalıdır) Karışım sabah ve akşam günde iki defa bir su bardağı kaynamış suyun içerisine bir tatlı kaşığı atıldıktan sonra 5 dakika bekletilir daha sonra süzülerek içilir en az 20 günlük bir kullanım gerektirir.

Bilinen Yan Etkisi : İlk günlerde varsa iltihabı söktüğü için akıntıyı biraz hızlanır.

*-1 orta boy beyaz soğan(kırmızı ve mor soğan olmamalı ) 4'e bölünür. Önceden kaynatılmış olan 2 su bardağı klorsuz suya konulur ve 5 dakika kaynatıldıktan sonra içerisine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce 1'er bardak suyu içilir.

Soğan kürünü adet döneminde uygulamanın bir sakıncası yoktur. Ancak, etki bakımından en uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonra başlamaktır.

Kür uygulandıktan sonra 2. adet görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu soğan suyu kürü uygulanır. Hamile kalmak için ise bu kürün üzerine kuru incir kürü uygulanır.

Kürün uygulandığı 2 ve 3. günden itibaren akıntıların fazlalaştığı çözüldüğü görülecektir.

Bu kür erken menopoz, çikolata kisti, 3 cm’den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik over şikayeti olan olan bayanlar için de iyi bir çözümdür ve yumurtalıklarda bulunan kisti ortadan kaldırmaktadır.

Uyarı: Bu soğan suyu kürü 15 günden fazla uygulanmamalıdır.

Başka bir uygulama şeklide şöyledir: Suyu kaynatmadan önce soğanlar konulur. Soğuk suya konulan soğanlarla birlikte su kaynatılır. Sabahları ve akşamları sadece birer bardak içilir. Bu soğan kürü adet dönemleri boyunca da uygulanabilir. Akıntı için bitkisel tedavi den tam anlamıyla netice almak için akıntı kürünü adet kanamasının bittiği tarihten 1 hafta sonraki günden itibaren bu bitkisel tedavi yöntemini uygulamakta yarar vardır.

*-İki avuç ince kıyılmış olan meşe kabuklarını 3 litre suyun içerisine katılır üzeri kapatılıp, 3 saat bekletilir. Bu işlemden sonra suy ısıtılır ve banyo suyuna süzerek ilave edilir. Bu su ile her gün 15-20 dakika banyo yapılır. Yada küvetin içine normal su ile karıştırılır, meşe banyosu yapılır.

*-Ardıç da vajinal akıntılara iyi gelmektedir. 2 bardak klorsuz suyun içerisine bir avuç ardıç kattıktan sonra kaynatılır. Buhar çıkmaya başladıktan sonra bu buhar ile vajinal alan bölgesine teması sağlanır. Buharlar üzerine gelmeli.

*-Bir litre suyun içerisine bir avuç böğürtlen koyduktan sonra kaynatılıp süzülür. Her öğünden önce bir fincan içilir.

*-Civan perçemi, Cersiye, Katır çiçeği (ılgın çiçeği), Bal

Hazırlanışı ve Kullanım Şekli :
-Cersiye otu on dakika kaynak suda bekletilerek demlenir. Süzüldükten sonra bal ile tatlandırılarak şerbet kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan çaydan tedavi süresince yemeklerden önce hastaya bir fincan içirilir.

-Kurutulmuş ve ufalanmış civan perçemi otu, kaynar suyun içine bırakıldıktan sonra on dakika bekletilir. Süzülerek elde edilen sıvıya, şurup kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu şurup hastaya yemeklerden sonra bir bardak içirtilir.

-Ilgın çiçeğinin yapraklan sıcak suda demlendikten sonra süzülür. Elde edilen sıvı şerbet kıvamına gelinceye kadar bal ilavesiyle tatlandırılır. Hazırlanan şerbetten, tedavi süresince yemeklerden önce bir fincan içilir.

*-Akgünlük sakızı : Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir.
*-Çınar ağacı : Çayı içilir.
*-Gökçe (ökse – burç) : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
*-Kantaron (sarı) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.
*-Kuzu kulağı (labada) : Rahim yoluyla, fitil yapılıp kullanılır.
*-Oğulotu (melisa) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.
*-Pıtrak : Kaynatılmıs suyu içilir.
*-Sinameki : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
*-Tere otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
*-Zakkum : Yağı balla tatlandırılarak içilir. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.

Kullanım Şekilleri : Aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay gibi demletilir, 2 – 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 – 2 tatlı kasığı yenir. Damıtılmıs bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram yağ 15 – 20 gram damıtılmıs bitki suyu bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir.

*-Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ceviz yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

*-2 kahve kaşığı anason, tavada iyice kavrulup yenir.

*-Küçük bir piknik tüpünün üzerine, ağzı geniş ve içi su dolu bir tencere oturtulup, içine bol miktarda (4-5 demet) maydanozkatılıp kaynatılır. Kaynama derecesi buhar çıkartmaya başlayınca belden aşşağısı çıplak olarak bu buharın üzerine yirmi dakika kadar çökülür.

*-Maydanoz: vücuttaki ödemlerin atılmasını sağlar ve anti bakteriyel özelliği sayesinde kullanıldığı bölgedeki zararlı bakterileri yok eder. Vajinal akıntı ve kaşıntılarda maydanoz suyuyla temizlik yapılması hem de kaynatılmış posasıyla pansuman yapılması faydalı olacaktır.

Küçük bir tencereye yarım demet maydanoz ve bir su bardağı suyu alıp birkaç taşım kaynatılır ve ocaktan indirilir. Maydanoz kevgir yardımıyla süzülür. Maydanoz suyu temizlik aşamasında kullanmak üzere saklanır. Elde edilen maydanoz posası gazlı bez ya da temiz bir tülbent içine koyup, hijyenik ped gibi katlanır ve vajina içine değecek şekilde yerleştirilir, sıkı bir iç çamaşırı giyilir. Yaklaşık 15 dakika boyunca bekletilir. Sürenin sonunda çıkarıp önceden hazırlanan maydanoz suyuyla yıkanır ve temiz suyla durulanır.

*-Cadıfındığı yaprağı ve kabuğu, civanperçemi otu ve çiçeği, papatya çiçeği ve saplı meşe kabuğu kullanılmaktadır. Saplı meşe kabuğu haftada bir defa uygulanır, haftanın geri kalan günleri dönüşümlü olarak diğer üç bitki kullanılabilir.

Yıkama ve Oturma Banyoları:

-Cadıfındığı yaprağı ve kabuğu: İnce kıyılmış 50 gr yaprak ve/veya kabuk üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10-15 dakika bekletilip süzülür. Sulu kısım 19 litre suy ilave edilip oturma banyosu yapılır.

-Civanperçemi otu ve çiçeği: İnce kıyılmış 100 gr ot veya 50 gr çiçek üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 20 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısım 19 litre suya ilave edilip oturma banyosu yapılır.

-Papatya çiçeği : 2-3 yemek kaşığı çiçek üzerine 500 ml kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilip süzülür. 10 litre suya ilave edilerek oturma banyosu yapılır.

-Saplı meşe kabuğu: 50 gr kıyılmış kabuk üzerine 1 litre soğuk su konarak kaynayana kadar ısıtılır, ateşten alınarak 20 dakika bekletilip süzülür. Sulu kısım 10 litre suya ilave edilerek oturma banyosu yapılır.

*-Aynısafa merhemi, ekinezya kulanılır.

VAJİNAL AKINTILARDAN KORUNMA YOLLARI

-Vajina içi hiç bir zaman yıkanmamalı. Vajen içini yıkamak asit PH'ı değiştirecek ve oradaki doğal ortamı bozarak laktobasilleri sayıca azaltarak zararlı mikroplara bir üreme ortamı sağlayacaktır. Hele hele vajen içi sabunla asla yıkanmamalıdır.

Normal banyo sırasında vajen içine kaçan su miktarı önemsiz olmakla birlikte, vajenin içinin basınçlı su ile yıkanması (vajinal duş) aynı sebeplerden ötürü önerilmemektedir.
-Banyodan sonra dış genital bölge havlu ile kurulanır.
-Genital sprey, parfüm katkılı ped ve tampon, parfüm katkılı prezervatifler kullanılmamalı.
-İç çamaşır günlük değişmeli ve sentetik değil, pamuklu olanları tercih edilmelidir.
-Yüzme ve ağir eksersizler sonrası iç çamaşır veya mayo değiştirilir. Üstte kurumamalı.
-Aşırı kilo ve şeker hastalığı mantar enfeksiyonuna zemin hazırlar.
-Dar pantolon veya dar iç çamaşırı giymekten kaçınılmalı.
-Genel tuvalet temizliğinize dikkat edilmeli.
-Cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanmaya özen gösterilir.
- İltihaplanmanın idrar yollarına bulaşmaması için “yıkama tedavisi” yapılabilir
-Tedaviye destek olarak vajina temizliğinde hastalık süresince tahrişi önlemek için sadece su kullanılmalıdır

Derleyen: Zeynep Uygur

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|haberler|ilk yardım|sağlıklı yaşam|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document