Untitled Document Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
 
 
 
 
 
kaynaklar
site haritası

 



Arı Sokmaları

Untitled Document
yaklasansaat.com

 

 

 




Site İçi Arama
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
 

 

 

Yaz aylarında insanın başına gelebilecek tatsız sürprizlerden biri de arı sokmalarıdır. Arı sokmasının verdiği rahatsızlık kişiden kişiye değişir. Hayati tehlike oluşturabilen ciddi reaksiyonlar nadiren görülür.

Arılar, kuyruk uçlarındaki iğneleri ile sokarlar. Bazı arıların iğneleri soktukları yerde kalır. Bu iğneler eğik olduklarından deriden çıkmazlar. Bir defa sokan arı ölür. İğnesini deriden çıkarabilen arı türleri de vardır. Bunlar defalarca iğnelerini kullanırlar. Özellikle yaban arıları böyledir.

Zehirleri formik asit içerir. (Formik asit organik asittir. Bal arısının en yaygın görülen ve en büyük zararlısı olan Varroa ile en etkili şekilde mücadele etme yöntemlerinden birisidir. Özellikle arıcılığı gelişmiş ülkelerde Organik bal üreticileri tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.  İlkbaharda nektar akımı döneminden en az 15 gün önce ve sonbaharda bal hasatından sonra belirtilen şekilde kullanıldığında bal ve bal mumunda kalıntı bırakmadığı araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Formik asit, sadece zehir iğnesi olmayanlarda üretilir. Zehir iğnesi taşıyanlar, formik asid salgılamaz.)

Yaban arıları, bal arılarından daha tehlikelidir.

BELİRTİLER

Arının soktuğu yerde, herkes önce sokulma yerinde ani ve keskin bir ağrı duyar, daha sonra burası kızarır ve şişer, ödemli deri kızarır ve üç gün süren kaşınma olur. Şişlik genellikle her hangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın bir gün içinde kendiliğinden iyileşir. Daha ender olarak sokulan bölgede oluşan şişlik ve ağrı bir haftaya kadar devam edebilir ve tedavi gerektirir.

Alerjisi olmayan kişiler aynı anda bir çok arı tarafından sokulursa ortaya toksik bir tablo da çıkabilir. Bu tablo baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, ateş ve havale geçirmekten ölüme kadar gidebilir. Kişinin arı sokmasından ölmesi için ya bir allerjik reaksiyon yada anafilaksi gelişmesi yada çok sayıda arı tarafından sokulması gereklidir.
Alerjisi olmayan normal bir kişiyi aynı anda ortalama 500 arının sokması, kişinin toksik bir tablodan ölmesi için yeterlidir. Kalp ve böbrek hastalıklarında ise daha az sayıda arı öldürücü olabilir.
Arı sokmasından sonra görülen ölümlerde allerjik reaksiyonlar , toksinin lokal etkilerine göre daha önemli yer tutar.

Bazen uyuşma, bulantı, baş dönmesi, çarpıntı hafif dispne ve ateş de olabilir.
Yaygın kaşınmalar, cilt döküntüleri, ateş, yaygın ödem, bulantı, karın kaslarında kramp, lariks ödemi, akciğer ödemi, şiddetli terleme, hipotansiyon, koma ile karakterize anaflaksi ve sonunda ölüm gelişebilir.

Kalp ve böbrek hastaları da arı sokmalarına karşı hassastırlar. Yüzdeki arı sokmaları vücudun diğer yerlerine nazaran daha tehlikelidir. Arı ağız içinden sokarsa ödem yaparak asfeksiye yol açar. Bir yiyecek ile birlikte arı ağız boşluğuna girip sokmuşsa gelişen büyük ödem sonucu asfiksi ve
ölüme neden olur. Bununla birlikte arının iğnesi doğrudan doğruya bir kan damarına girmişse lokal belirti olmamasına karşılık çok ani ve genel etki görülür, ani kollaps ile ölüm oluşabilir.

Alerjik kişilerde belirtiler genellikle bir kaç dakika içinde başlar ve ne kadar erken başlarsa şiddeti de o kadar büyüktür. Aşırı duyarlılık sonucu şok gelişimine ve ölüme sebep olabilir.

Belirtiler kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Alerjik reaksiyonlar en yaygın, ürtiker(kurdeşen), kızarıklık ve anjioödem(yaygın şişlik) şeklindedir. Hayatı tehdit edici reaksiyonlar solunum sisteminin(nefes darlığı) ve kardiovasküler sistemin(kalpte ritm bozukluğu, şok) tabloya katıldığı durumlarda ortaya çıkar. Kalp ve akciğerlerin olaya katılmadığı buna karşın anjioödem denilen doku içi şişliğin boyun ve boğaz bölgesinde yerleştiği durumlarda hayati tehlike bulunur. Ölüm sebebi kardiyovasküler şok ve hipotansiyon (tansiyon düşüklüğü) dur.

Nefes almakta zorluk, öksürme, hırıltı, vücutta hissizlik ve kramplar şeklinde ortaya çıkar. Ciltte ürtiker görülür. Dil sürçer, huzursuzluk, zihinde bulanıklık, bulantı hissi, kusma ve hatta baygınlık olabilir.Bazı kişilerde barsak spazmı, ishal ve aynı doğum sancısı gibi uterus (rahim) spazmları da olabilir. Arı sokmasına bağlı ölümler en çok erişkin yaş grubunda görülmektedir. Bunun sebebi de ; erişkinlerin genellikle altta yatan bazı hastalıklarının olması, bu nedenle ağır bir alerjik şoku kolayca atlatamamaları, vücutlarının gençlere ve çocuklara göre daha dayanıksız olmasındandır. Amerika’da her yıl bu nedenle ölen yaklaşık 50 kişinin ancak 3-4 tanesi 20 yaşından gençtir. Arı alerjisi olan kişilerin yarısı doktora geldiklerinde daha önceden buna benzer bir olayın hikayesini verirler, hastaların diğer yarısı ise arının ilk sokuşunda alerjik reaksiyon geçirmiştir. Daha önceden arı sokmasına bağlı önemli boyutta bir alerjik reaksiyon geçiren erişkin yaştaki bir kişinin tekrar arı sokarsa hayati tehlike doğurabilecek alerjik durumla karşılaşma riski epey yüksektir.

Çok daha ender olarak arı sokması sonrasında beyin kanaması ve ödemi, bazı kan pıhtılaşma bozuklukları, periferik nöropati (sinir hastalığı) , bazı deri reaksiyonları veya serum hastalığı denen önemli bir tablo ortaya, çıkabilir.

Teşhis: Bal arısı ve yaban arısının zehrindeki antijenler kullanılarak deri ve kan testleri yapılır. Testlerin amacı vücutta bu zehirlere karşı oluşmuş özel İmmünglobün E (İgE) tipinde spesifik antikorların olup olmadığının açığa kavuşturulmasıdır. Eğer hastanın öyküsü ve testleri olayın İgE antikorları ile oluştuğunu gösteriyorsa, immünoterapi gündeme gelebilir.

İLK YARDIM

Bal arıları insanı soktuğunda iğnesini bırakır. Kendini kurtaran arının yaşama şansı yoktur, bir iki gün içinde ölür. İğnesini kaybeden arı daha çok hırçınlaşır ve düşmana saldırır. Fakat tekrar sokma şansı yoktur. Eşek arısı denilen zehirli arılar bir kez değil bir kaç kez sokabilir ve iğnesini de bırakmaz. İşte bu arı sokması çok tehlikelidir hemen hekime başvurulmalıdır.

Öncelikle, arının iğnesini biran önce çıkarmak doğru olur. Bunu tutup çekerek değil, dezenfekte edilmiş bir iğne yada kredi kartı gibi künt kenarlı bir cisimle cildi kazıyarak yapmak tercih edilmelidir, bölgenin hareketi kısıtlanır.
Yaraya sirke, buz, yatıştırıcı bir krem sürülür.Yara su ve sabunla yıkanır, tentürdiyot, potasyum permanganat eriyiği sürmek iyi gelir. Arı sokmasına karşı en etkili tedavi amonyaktır(bir kısım amonyak ve dört kısım su karışımı). Amonyak hem arının soktuğu yere sürülebilir hem de bir bardak suya 5-10 damla damlatılarak içilebilir. Kaşıntıyı azaltır. Elinizde kaşıntıyı, yanmayı giderici ilaç varsa onu sürebilirsiniz. Bunların olmadığı yerde lokal olarak soğan, sarımsak veya maydanoz uygulanır.

Şişmeye karşı antihistaminik veya steroid bir krem sürülmelidir. Ağızdan alınacak antihistaminik herhangi bir tablet oldukça yararlı olacaktır. Ancak şiddetli reaksiyonlar için geciktirilmeden tıbbi müdahalelere başvurulmalıdır.

- Daha sonra yemek sodası (karbonat)eritilmiş su ile ısıtılmış bezi, sokulan yer üzerine koyulur.
- Eğer Arı Sokmasından sonra solunum zayıflaması ya da durması olursa ağızdan ağıza yapay solunum yapılır.
- Arı Sokmasında sonra bu önlemlerle şikayetlerde azalma olmuyorsa ve özellikle çok sayıda arı sokmalarında, bekletmeden ve kesinlikle hastaneye gönderilmeli.
- Eğer astım varsa arı sokması ile astım şikayetlerinde artma olabilir.
- Eğer ağzın içinde sokulmuşsa hemen bir buz parçası ağızda emilir, ağız tuzlu su ile gargara yapılır. Tuzlu su azar azar yutulur. Çok çabuk şişlik ve solunum yolunda tıkanma olacağından hastaneye gitmek gerekir. Hava yolları açıklığı, solunum ve dolaşım sağlanır. Baş yükseltilir. Arının meyve yerken ağıza kaçarak boğazdan sokması hayati tehlike yaratabilir. Böyle bir durumda doktora giderken sirke ile sık sık gargara yapmak gerekir.
Buz uygulaması vücudun vereceği alerjik reaksiyonu azaltacaktır. Çocuğun izin verdiği ölçüde yarım saate kadar buz uygulanabilir.

Gerekirse; hastanede, antihistaminik, lokal anestezik, calcium, cafein ve adrenalin ve kortizonla tıbbi tedavi yapılır.
Arı soktuktan sonra yarayı ovuşturmak ya da emmek kesinlikle doğru değildir. Arı tarafından sokulan kişi eğer terli ise zaten ter zehirin etkisini alacaktır.

Sokulan yere buz koymak, soğuk su ile yıkamak, yoğurt sürmek acının azaltılması için faydalıdır. Ayran da içilebilir.
Eşek arısı (yabani arı) sokmaları alkali karakterde olduğundan sirke veya limon suyu uygulanır.

Duruma göre ağrı kesiciler veya antihistaminik türü alerji ilaçları yararlı olabilir.

Arı zehrine karşı oluşan allerjik reaksiyonlara karşı.
-10 ml Calcium gluconate IV. çok yavaş olarak
-Antihistaminikler
-Kortikosteroidler kullanılabilir.
-Arı boğazdan sokmuş ise pharynx ödemine karşı önlem alınır. Bazen trakeostomi gerekebilir.
-Allerjik kişilerde adrenalin’in 1:1000 lik solüsyonundan 0,3-0,5 ml S.C. yapılır ve 20-
30 dakikada bir yinelenir.
Oksijen, entübasyon, vazopressör’ler ve diğer destek sağıtım gereğine göre yapılır. Ayrıca şiddetli vakalarda kortikosteroid’ler kullanılmalıdır.

KORUNMA VE ÖNLEMLER

Arı Alerjisi Olanlar İçin Önlemler

Eğer arı sokmasına karşı aşırı duyarlılığınız varsa aşağıdaki önlemleri uygulayarak arı sokması riskini azaltabilirsiniz:

-Parlak renkli, beyaz veya pastel giysiler giymeyin.
-Çiçek kokulu kozmetik veya parfümler kullanmayın.
-Yemek kokusu arıları cezbeder. Bu nedenle dışarıda yemek yerken veya pişirirken dikkatli olun.
-Arı sokmasına karşı aşırı duyarlılığı olan kişiler, yanlarında her zaman bir enjektör ile Adrenalin ampul ve Dekort flakon bulundurmalıdırlar.

Özellikle Hymenoptera ailesinden bir böceğin ısırma olasılığı yüksek olduğu mevsimlerde gerekli önlem paketi bulundurulmalıdır. Bu paketin içinde cilt altı iğnesi ve epinefrine(adrenalin) de bulunmalıdır.

Arılardan mümkün olduğunca kaçınmak ve onları davet etmemek. (yazın pazar alışverişi, bahçede dolaşmak, açık yerde yemek ve meyve yemek, piknik, yakaya çiçek tatmak, çiçekli ve parlak desenli elbiseler giymek. insanın ter kokusunu etkileyebilecek hoş kokulu meyve suyu ve gazoz içmek, hoş kokulu sabun ve şampuan kullanmak) Tatilde çevrede arı kovanı olup olmadığını kontrol etmek.

Sakın bir yaban arasını kovanı civarında öldürmeyin. Bu esnada arının salacağı bazı kokular diğer arıları üzerinize çekecektir. Unutmayın terlemek bütün böcekler için çok çekicidir. Çıplak ayakla yürümeyin. Mümkünse dış ortamda pantolon ve uzun kollu gömlekle dolaşın. Bahçe ile uğraşmayı seviyorsanız ya alışkanlığınızı değiştirin ya da bahçedeyken şapka ve eldiven kullanın.
Arıların hoşlanmadığı renk kahverengidir, bu renk giyinin. Yaban arıları genelde saldırgandır. Bal arıları ise genelde sakin olup ancak kızdırıldığında saldırganlaşırlar.Havalar ısındıkça her çeşit arının saldırganlığı artar. Arı soktuktan sonra panik halde el kol hareketleri yapmamak gerekir. Bu hareketler diğer arıların da dikkatini çekerek saldırmalarına sebep olur.

Arı saldırısı karşısında yapılacak en iyi şey yüzümüzü ellerimizle kapatıp ordan uzaklaşmak ve bitkilerin arasına oturarak saklanmaktır.

Sizi bal arısı tarafından sokulduğunuzda(ki iğnesi kalmıştır), iğneyi elinizle çıkarmaya uğraşmayın. Çünkü iğnenin ucunda bulunan keseyi bu esnada sıkarak, daha çok zehrin vücuda girmesine neden olabilirsiniz. İğneyi mümkünse bir büyüteç ve cımbızla çıkarmak en iyi yöntemdir. İğne deri üzerinde durduğu sürece ucundaki keseden deri içine zehir akacağından iğneyi de bir an önce çıkarmakta yarar vardır.

Arı zehirinin kendine özgü keskin bir kokusu vardır. Bu zehir kokusunun yayılması diğer arıları da hırçınlaştırır. Eğer bir arı soktuğunda gerekli önlemler alınmazsa, aynı yerden başka arılar da sokmaya çalışır. Onun için arı soktuğunda arılıktan uzaklaşıp sokulan yeri yıkamak gerekir.

NOT: Arı zehiri romatizmada, nevraljilerde, müzmin mafsal hastalıklarında faydalı etkiler göstermektedir. Bu amaçla arı zehirinden ilâçlar yapılmıştır.

UYARI: Yaz aylarında kola, limonata vs. gibi şekerli içeceklere mutlaka dikkat edilmeli şişeden veya içini görmeden kutudan içerken içine düşmüş arı solunum yolundan sokarak bu bölgede ödem oluşturup solunum yetmezliğine sebep olabilir.

Derleyen: Zeynep Uygur



Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|haberler|ilk yardım|sağlıklı yaşam|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document